
Likya Yolu Rehberi
Likya yolu Muğla’dan Antalya’ya uzanan Dünya’nın en güzel yürüyüş rotalarından birisi.

GUHEM
Bungalovland Sapanca Gezi Rehberi

Brüksel Gezi Rehberi

İçimize en ısınmayan ve en tehlikede hissettiğimiz şehir Brüksel oldu desek, çiş kokan metroları, metro giriş çıkışında yatan evsiz insanlar, metroda gözümüzün önünde yapılmaya çalışılan cep hırsızlığı, sürekli elindeki plastik bardakları para atmanız için şıngır şıngır sallayan dilenciler, aşırı bir mülteci yoğunluğu ve farklı kültürleri sadece turist değil günlük yaşantısında barındıran kendi ruhunu geride bırakmış bir yer bizim için, aynı zamanda şehirde dilenciliği yapan çoğu insanın türban takıyor olması daha çok dikkatimizi çekti. Belçika mutfağından çok Hint ve Asya mutfağına rastlayabilirsiniz.
Brugge Flemenk bölgesinde kaldığı için Flemenkçe konuluşuyor ama Brüksel içinse durum tam tersi Fransızca konuşulan bir şehir, zaten şehir merkezinde gezerken Nicolas, Paris temalı bir kaç Belçika mutfağı restoranı, Aux Merveilleux de Fred gibi tatlıcıların olması da sanki Brugge’den aşırı uzaklaşmışsın ve Paris’e yaklaşmışsın hissiyatı veriyor.
Belçika’da 3 resmi dil var Fransızca, Flemenkçe ve Almanca.
Brüksel Avrupa’nın diplomatik ve siyasi merkezlerinden biri. Avrupa Birliği’nin merkezi Brüksel’de.
Biz Brüksel’in bu ruhsuz moduna sadece bir günümüzü ayırmaya karar verdik.
Brugge’den Brüksel’e Flixbus ile geldik, Flixbus ile 1.30 saat sürüyor, kişi başı 21 € verdik , uygun otobüsler ya çok geç saatlerde oluyor ya çok erken ona göre önceden planınızı yapmanız lazım.
Flixbus, Brüksel’de iki noktaya Brüksel Noord ve South bırakıyor biz Brüksel Noord’da indik, central station bakım altında ve tehlikeli , istasyon içerisinde bir çok evsiz insan var, tuvalet için 0,5€’ya girebiliyorsunuz , otobüs ya da trene erken geldiyseniz çoğu insanın yaptığı gibi istasyon içinde ki Mc Donalds’a girebilirsiniz, burada ki Mc Donalds’ta ilk kez self servisten farklı bir şeye şahit olduk, ekrandan siparişini girdikten sonra siparişini masana getirmelerini istersen, belirlediğin numarayı girip onun plakasını alıyorsun masana ve sorumlu kişi sana menünü getiriyor.
Mc Donalds‘ta en ucuza yiyebileceğiniz şeylerden biri ; Cheeseburger tanesi 1,7€.
Noord istasyonu, otelimiz Citadines Apart Hotel‘e 12 dk yürüme mesafesindeydi keşfederek gitmeye karar verdik ama Brüksel’in ara sokakları ve karşılaştığımız insanlarla bir nereye geldik olduk.
Hollanda’da ucuz otel bulma ihtimaliniz Belçika’dan daha yüksek, hem Brugge hem Bruksel oteli rezervasyon yaptığımız diğer otellerden daha pahalıydı.
Otele 6 gibi giriş yaptıktan sonra akşam yemeği yiyecek yerler aramaya başladık , cumartesi akşamı olduğu için Brüksel canlıydı.
Akşam yemeği mekanı önerisi : La Vilette Brussels, Belçika restoranı diye geçiyor hemen bir Paris kafesi vibe’ı alıyorsunuz mekandan. Küçük, otantik duruyor ama müşteri seviyesi daha yaşlı kesime hitap ediyor, küçük olduğu için de yer bekliyor olmanız muhtemel . Mekanda oturan en genç insanlar bizdik. Mekan Rue du Vieux Marché aux Grains de yer alıyor.
Biralar biz de olduğu gibi 50’lik satılmıyor, 33lük Omer (5,5€), Brusseleir -Brasserie de la senne (5,70€) içtik ve steak söyledik (26,5€).

Brüksel’de önerilen çoğu mekanların önünde kuyruk olduğunu belirtmem lazım bu yüzden rezervasyon yaptırmanız mantıklı olur, istediğimiz çoğu yere sıra olduğu için giremedik.
Akşam yemeği Snack Bread’In : La Vilette’den sonra merdiven altı bir yere gelince naptık biz olmuştuk, hijyenik değil ama lezzetli de önerilecek bir yerde değil ama yiyen çok kişi var.
Her yerde OMER yazdığını göreceksiniz, biz Brugge’de Ömer diye biri her yeri ele geçirmiş sanmıştık gezide ki en büyük cahilliğimiz bu olabilir OMER bira cenneti Belçika’nın lokal birası.
Her avrupa şehrinin olduğu gibi visit.brussels sayfasından geziniz öncesi yararlanabilirsiniz.
Brüksel de aşağıda belirttiğim yerleri 1 gün de gezebilirsiniz, dolu dolu gezmiş olursunuz enerjinizin yüksek olması gerekiyor tabi rota için baya bir yürüyeceksiniz çünkü.

Mekan Önerisi : Quick Burger, 1€’ya hamburger yiyebilirsiniz.
Gezilecek yerler yakınlık sırasıyla ;
- Grand Place, Brüksel’in merkezi meydanı, en turistik yer. Çoğu görülecek yer bu meydan çevresinde. Meydan 1998 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiş. Meydan da Belediye Binası (Hôtel de Ville de Bruxelles) ve Kral’ın evi (Maison du Roi) bulunuyor. Çikolata müzesi ve Kostüm Dantel müzesi de yakında bulunuyor.

- Kral’ın evi (Maison du Roi) : başta ekmek satılan bir yerken sonra bir Dük tarafından satın alınıp yeniletiliyor ve Dük İspanya Kralı olunca evin adı da Kral’ın evi olarak değişiyor.
- Iris Galerie, Amsterdam , Rotterdam ve Brüksel’de gördüğümüz ama daha Türkiye’ye ulaşmayan güzel bir konsept, gözünü bir merceğe yerleştiriyorsun ve her nüansı çekmeye çalışıyorsun, bir kaç dakikaya fotoğrafınız hazır oluyor ve istediğiniz formatta baskı yapıyolar . 49€’dan başlayan fiyatlarla baskı yapıyorlar. Ücretsiz ofislerinin dışına koydukları mercekle gözünüze yakından ücretsiz bakabilirsiniz.
- Brussels City Museum, Manneken Pis’in gardırobunun yer aldığı müze.
- Illusion Brussel, İlüzyon müzesi zamanı olanlar için.
- Royal Gallery of Saint Hubert – St. Hubert Pasajı, dünyanın ilk avmlerinden, pasaj içerisinde bir çok tatlıcı, mekan var, La Belgique Gourmande’den Cuberdons çeşitleri denemiştik, muzlu, çilekli… bildiğimiz şeker ve gayet pahalılar 4 tane küçük şekere 4 € verdik, boşuna para harcadığımız şeylerden biri oldu bizim için.


- Mekan Önerisi : Kahvatı ve ara öğün için : PANOS, buraya fırın diyebiliriz, yediğimiz çoğu şeyin tadı aşırı iyiydi, Pizzabaguette Tomaat-mozarelle 5.10€, panini crusty boulette 5.50€, schiacciata kip&salsa 6.30€, normal boy lungo (uzun) kahve 3.30€. Tatlı olarak appeltaartje 2.80€ (beğenmediğimiz tek şey elmalı turtasıydı), boule de berlin met creme 2.70€, kriekenflap 2.30€, spie bresiliennetaart 3.70€ .

- Jeanneke Pis , işeyen kız heykeli, bu heykel Delirium cafe’nin de popüleritesini arttırdı.
Buraya atılan madeni paralar, AIDS , Ulusal Bilimsel Araştırma Fonu ve UNICEF gibi kuruluşlara da bağışlanıyor. Heykelin altında 2021 yılına kadar yazan yazı ;

Jeanneke Pis
This fountain was built in honor of loyalty.
A very old custom has it that your wish will be granted if you throw a coin into the bowl of the fountain. The coins thrown by passers-by in the fountain of Jeanneke Pis bear witness to tenderness, virtue and admiration for the loved one with the wish to remain faithful to one another.
Aralık 2021’de yerleştirilen yeni yazı ;
Jeanneke Pis
Cheerful, pensive, cheeky and cynical…I’m the most mischievous little girl in Brussels!
Do you love someone? Then throw in a coin and legend has it that I will protect you.
Every year, your donations are used for medical research and to help the needy in Belgium
- Mekan Önerisi : Delirium cafe , dünyanın her bir yanından getirilmiş 2000 farklı biraya sahip mekan, 2004 yılında en çok bira çeşidini öneren mekan olarak Guinness rekorlar kitabına girmiş.
- Manneken pis ( Little pissing man ): İşeyen çocuk heykeli, 17.yy’da heykel Brüksel’in asi ve saygısız yönünü göstermek için yapılmış , bu heykel size bahsettiğim günümüzün Brüksel’ine de hayli uyuyor. Heykelin 1000’e yakın kıyafetten oluşan gardırobu var heykelin orijinali çalınıyor zarar veriliyor bu yüzden şu an sergilenen heykel orijinal değil, gerçeği Brussels City Museum’da. Heykel bu arada küçücük, sıradan bir bahçe heykeli gibi o yüzden beklentiniz çok olmasın , Dünyanın en hayal kırıklığına uğratan Turistik noktaları listesinde 3. sırada, heykelin çevresi her daim turist dolu, işeyen çocukla selfie çeken insanlar görmek bizi güldürmüştü. Heykeli oldukça sevimli buldum.

- Mekan Önerisi Bar : Poechenellekelder
- GardeRobe MannekenPis, işeyen çocuk heykelinin 1000 kadar kıyafeti bulunuyor, 5€’ya girebilirsiniz.

- Zinneke pis, Manneken Pis ve Jeanneke Pis gibi çiş yapan bir köpek heykeli.
- Brussels Beer Project / Dansaert Brewery
- Mekan : Chez Léon, midyeleriyle ünlü, 1893’ten beri var.
- Mekan : Fin de Siècle , Belçika restoranı
- Church of Saint Catherine
- Fine Arts Belgium
- Market olarak burada Carrefour Expressle sık karşılacağınız bilgisini alt yazı geçelim hemen.
- St Michael and St Gudula Cathedral, lokaller kısaca Cathedral of St. Gudula ya da St. Gudula diyor, çok görkemli bir katedral , tamamlanması 400 yılı bulmuş. Biz içine girip ayinleri dinleyip eşlik eden insanları gözlemleme ve gospel denilen müziği dinleme şansımız oldu. Belçika’da din, baskın olarak Hristiyan, özellikle Katolik Kilisesi ayrıca Belçika’nın toplam nüfusunun %60’i Hristiyan. İçeri girmek ücretsiz .

- Church of Our Lady of Victories at the Sablon
- Place du grand Sablon
- Square of Petit Sablon, Church of Our Lady of Victories at the Sablon çaprazında kalan heykellerle dolu küçük bir çiçek bahçesi.
- Mekan : C’est bon C’est belge
- Brüksel Kraliyet Sarayı – Palais Royal, Kraliyet ailesinin ofisi ve Brüksel’in müzeler bölgesi.

- Brussels Park, Brüksel’in halka açık ilk parkı, Brüksel’i araştırırken parklarıyla öne çıkacak diye düşünmüştük ama parkları bakımsız ve bir o kadar perişan, bakım altında olduğunu umuyoruz. Parkın içerisinde güzel mekan önerisi : Woodpecker Parc Royal
- The marolles Flea Market : bar sanat galerileri bit pazarları ve antikacılar bulunuyor.
- Place du jeu de Balle : marché aux puces (flea market), ikinci el, vintage ve antika içeren pazar, bir şeyler yakalayabilmek için erken saatte gitmekte fayda var, kırmızı tenteleri olan yatay U şeklinde bir pazar yeri. The marolles bölgesinde.
- Cinquantenaire içerisinde Belçika’nın 50.yıl bağımsızlığına adanan Zafer Takı, Autoworld otomotive müzesini bulunduran park. Cinquantenarie , Fransızca 50. yıl dönümü demek.
- Tram Experience, şehiri turlayan bir otobüs içerisinde date’e çıkabiliyosun, otobüsün şefi Michelin yıldızlı Lionel Rigolet bu yüzden fiyatı yüksek, 2 kişilik yer için fiyat 210€, 4 kişilik yer için fiyat 420€ , randevu alarak gidebiliyorsunuz ama ay içi çoktan dolmuş oluyor bunu göz önüne alarak önceden ayarlamalı.
- Atomium : 1958’de Expo58 için inşa edilip sonra şehir simgesi haline dönüşen Atomium 165 milyar kat büyütülerek demir kristallerinden yapılan atomu simgeliyor.Toplu taşıma kullanmak gerekiyor, metro ile Atomium’a gittik. Metro tek biniş ücreti 2,60€. Brükselin simgesi çişini yapan çocuk heykeline en çok uyan yerlerinden biri metroları olabilir , Brüksel de metroya binerken çok dikkatli olmak gerekiyor, her ne kadar metro sanatıyla renk katmış olsalarda, metroların girişlerinde bir çok evsiz insan yaşıyor, ortalık çiş kokuyor, metro bekleme alanlarında ve metro içlerinde de dolaşıyorlar, metroda gözümüzün önünde adam sakince kadının metro biletini cebinden almaya çalıştı ama beceremedi sonra çıktı gitti, o kartı alsa ne işine yarayacaktı onu da anlayamadık . Konuma geri dönüyorum Atomium’a gitmek için 3 numaralı trene binip Esplanade durağında iniyorsunuz ve Atomium’a doğru 2-3 dk yürüyorsunuz.

- Atomiuma giderken çoğu metro durağında ilginç sanat eserlerine denk geldik bunlardan ilgimi çeken bir kaçı ;Stuyvenbergh, Gare de l’Ouest.
EKSTRALAR ;
- Serres royales de Laeken – Royal Greenhouses of Laeken, Tarihi kompleks tropikal seralara sahip tam fotoğraflık bir yer, dışarıdan görünüşü çok güzel zamanınız varsa kesinlikle gitmelisiniz, ilkbahar ve yazın daha da keyifli oluyordur kötü havadan dolayı gidemedik ama içimizde kalan bir yer oldu.
- Jardin botanique de Bruxelles – Le Botanique : Konser, sanat sergisi, tiyatro etkinliklerinin düzenlendiği, eski bir seradan dönüştürülmüş kültür merkezi.
- Brussels’ Comic Book Route – Comics art museum ; Brüksel şehrinin iç kısmındaki çeşitli binaların duvarlarını kaplayan çizgi roman murallarından oluşan rota. Tintin, The Smurfs ve Asterix gibi karakterler buradan çıkma. Muralların hepsini gezmek için iyi zaman vermek gerekiyor, müzeye girmek içinse giriş 10€.
Ekstra mekan önerisi;
Akşam yemeği için Belçika restoranları ;
- Moeder Lambic Fontainas
- La Maree
- Le chau de Bruxelles Ixelles
- Coin de Mer
Tatlı ;
- Aux Merveilleux de Fred
- Pierre Marcolini
- Aux Gaufres de Bruxelles
- Le Funambule
Yolculuk son şehrimiz Köln’e…
Continue reading “Brüksel Gezi Rehberi”Küçük Batı Avrupa Rotası
Yazın yaptığımız Balkan rotasından sonra, küçük bir Batı Avrupa rotası yapmaya hevesliydik, kurumsal beyaz yaka çalışan olunca 1 haftaya sığdırdığımız birbirine yakın rotaları tercih ettik.
1 hafta içerisinde 3 ülke 5-6 şehir planladık ;
Hollanda => Belçika => Almanya
Amsterdam => Rotterdam => Brugge => Brüksel => Köln
Sabiha Gökçen Havalimanından Amsterdam Schipol havalimanına aktarmasız uçuş 3 saat 45 dk sürüyor.
Köln/Bonn havalimanından Sabiha Gökçen havalimanına aktarmasız uçuşumuz 3 saat 10 dk sürdü.
Kişi başı İstanbul Sabiha => Ams Schipol biletini 2716 TL’ya aldık, Köln => İstanbul Sabiha dönüş bileti kişi başı 2344 Tl ödedik.
- Amsterdam için 2 gün,

- Rotterdam için 1 gün,

- Brugge için 2 gün,

- Brüksel için 1 gün,

- Köln için 2 gün ayırdık.

Öncelikle bizim yaptığımız yanlışlardan bahsedecek olursak;
- Kölnden döneceğimiz için Kölne fazla zaman ayırmak zorunda kaldık, 1 günde gezilip görülecek bir şehir daha uzun kalırsanız canınız sıkılıyor.
- Kölne arabayla 30 dk uzaklıktaki Bonn şehrini bu tura ekleyebilirsiniz.
- Rotterdama 1 günden , Amsterdama 2 günden daha fazla zaman ayırabiliyorsanız mutlaka ayırın özellikle Amsterdam sanat müzeleri ve deneyim odaklı mekanlarıyla daha uzun zaman geçirebileceğiniz bir yer.
- Brugge 1 günde gezilecek bir şehir ama bu kadar masalsı bir şehirde 2 gün geçirdiğimize mutluyuz.
- Brugge – Brüksel arasında bizim zaman bulamadığımız ama merak ettiğimiz Gent şehrine uğrayabilirsiniz.
- Brüksel bizi genel olarak sarmadı ama gece hayatı ve mekanları görmek istiyorsanız bir gece kalmakta fayda var ama günübirlik gezilebilecek bir şehir.
Her şehir için detaylı yazılara ulaşmak için aşağıdaki linklere bakabilirsiniz.
Zaandam
Amsterdam Central Station’dan Zaandam’a 10 dk’da trenle ulaşabilirsiniz .
Amsterdam Centraal ‘den Alkmaar yönünde 8a durağından biniyorsunuz ve 4 dk sonra Zaandam durağında iniyorsunuz, metrodan çıktığınız gibi Inntel hoteli görüyorsunuz zaten.
Zaandam’da 1-2 saat geçirmek bizim için baya yeterliydi, burada çok zaman harcanması gerektiğini düşünmüyorum.
Yapılacak bir iki şey var ;
- Inntel Hotel‘in o değişik mimarisi önünde fotoğraf çekilmek

- Gedempte Gracht (Şehir merkezi )‘ta tur atıp kahve içebilirsiniz.





You must be logged in to post a comment.