Buda

Yaşayan birinin gözünden detaylı Buda rehberi.

Budapeşte 23 farklı bölgeye ayrılıyor.

Budapeşte’deki ilçeler
https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_districts_in_Budapest
  • Buda, Tuna Nehri’nin batı yakasındaki engebeli bölge; I, II, III, XI, XII, XXII
  • Pest, Tuna Nehri’nin doğu kıyısındaki düz kısımlı bölge; IV, V, VI, VII, VIII, IX, X, XIII, XIV, XV, XVI, XVII, XVIII, XIX, XX, XXIII
Buda – nüfus yoğunluğuna göre ilçelerin listesi ;
DistrictNüfus (2016)Alan (km2)Nüfus yoğunluğu (km2 başına düşen insan sayısı)
I. kerület25,1963.417388.8
II. kerület89,90336.342473.9
III. kerület130,41539.703285.0
XI. kerület151,81233.494533.0
XII. kerület58,17126.672181.1
XXII. kerület54,61134.251594.4
All1,759,407525.133350.4
https://tr.wikipedia.org/wiki/Budapeşte%27nin_semtleri

BUDA
  • Buda, Tuna Nehri’nin batı yakasındaki engebeli bölge; I, II, III, XI, XII, XXII bölgeleri.

1.Kerulet – 1. Bölge – Várkerület – Kale bölgesi

Birinci bölge mahalleleri ;

  • Várnegyed (Kale Bölgesi): Bölgenin en ünlü kısmı olan Kale Tepesi’nde yer alır ve Buda Kalesi, Matthias Kilisesi vb yerleri kapsar.
  • Víziváros (Su Şehri): Tuna Nehri kenarında yer alan ve Kale Tepesi’nin eteklerini kapsayan mahalle, Rudas Hamamı burada bulunur.
  • Tabán: Tarihi olarak yerleşim yeri olan Tabán, yeşil alanlardan oluşan bir park bölgesi.
  • Krisztinaváros: Bölgenin daha yerleşim ağırlıklı ve modern kısımlarını oluşturur.

Birinci bölgede görülmesi gereken yerler ;

  • Budavari Palota – Buda Kalesi – Budin Kalesi gitmek Chain Köprüsü bitimindeki finüküler ile üç dakika. 1870 yılına ait finiküler de başlı başına bir tarihi eser ve tüm hafta 7:30 – 10.00 arası açık.
  • Kale 13.yy’da Moğol istilası sonucu ülke savunmasız kalınca kral başkenti korumak için Buda Tepesine kale yaptırmaya karar verir, zamanla kale çevresinde yerleşim kuruldu ve Buda şehri kuruldu ve doğu kapısı inşaa edildi.
  • 1526 Mohaç savaşı sonrası Osmanlı orduları Buda’yı ele geçirdi, 145 yıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kaldı. Kale Osmanlı döneminde askeri ve yönetim üssü olarak kullanıldı, içine camiler, hamamlar, mescitler inşa edildi. Habsburg hanedanlığı şehri Osmanlıdan geri alırken kale tamamiyle yıkıldı, sonra yeniden inşa edildi. 2. Dünya savaşı sırasında kale Alman ve Sovyet orduları arasında ağır bir yıpranma yaşadı, saray tamamiyle yandı ve tarihi belgelerin çoğu yok oldu. 1950’lerde Sosyalist hükümet kaleyi çoğu süslemeleri kaldıracak şekilde restore etti .
  • Bugün bu bölge, Gotik yapıları, 18.yüzyıl Barok evleri ve arnavut kaldırımlı sokakları sayesinde 1987’den beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi‘nde.

Kale içindeki önemli yapılar şunlardır ;

  • Macar Ulusal Galerisi: Macar sanatının kapsamlı bir koleksiyonunu barındırır.
  • Budapeşte Tarih Müzesi: Şehrin tarihini ve arkeolojik buluntularını sergiler.
  • Széchényi Milli Kütüphanesi: Ülkenin en önemli kütüphanelerinden biri.
  • Kale Bahçesi Çarşısı: Barok döneme ait güzel mimariye sahip bir yapı.
  • Sandor sarayı : Günümüzde Macaristan Cumhurbaşkanlığı konutu.
  • Matthias Kilisesi : Saint Matthias Church rengarenk Zsolnay kiremitlerinden oluşan çatısıyla Budapeşte’nin en ikonik ve en eski yapılarından biri. Kilisenin adı, buradaki iki evliliği de dahil olmak üzere, kiliseyi geliştirmesi ve süslemesiyle tanınan 15. yüzyıl Kralı Matyas Corvinus’a dayanmaktadır. 16. yüzyılda Budin’in Osmanlılar tarafından fethiyle kilise, camiye dönüştürülmüştür. Bu dönemde kilisenin freskleri beyaza boyanmış ve içindeki sunaklar kaldırılmıştır, kilise şehrin ana camiisi olmuş, binanın duvarlarına badana boya yapılıp otantik Türk halılarıyla bile kaplandığı olmuş. Türklerin devri bitince 17. yüzyılda kilise Barok stilinde bir kilise haline gelmiş. 19.yüzyılın sonunda kilise çok büyük bir restorasyonla eski görkemini geri kazanmış.
  • Szentháromság tér – Kutsal Üçleme Meydanı; Buda Kalesi bölgesinin kalbinde yer alan, tarihi ve önemli bir meydandır. Meydan, adını ortasında bulunan barok tarzındaki Kutsal Üçleme Sütunu‘ndan almış, meydanın merkezinde, 1713 yılında 1691 ve 1709’daki veba salgınları kurbanlarının anısına veba salgınlarının sona ermesine şükran olarak dikilmiş gösterişli bir barok sütun yükselir, Matthias kilisesinin tam arkasındaki meydan ve ortasındaki sütun.
  • Fisherman’s Bastion – Balıkçı Tabyası – Halászbástya : Yapı, 1902 yılında Macaristan’ın kuruluşunun 1000. yılı kutlamaları kapsamında inşa edilmiş, neo-gotik ve neo-romanesk tarzda tasarlanmış. Orta Çağ’da bu bölgenin surlarını koruyan balıkçılar loncasından geldiği düşünülüyor. Yedi küçük kule, 896 yılında Karpat Havzası’na yerleşen yedi Macar kabilesini sembolize ediyormuş. Budapeşte’nin en güzel gün doğumu ve şehir manzarası burada Parlamento Binası, Zincirli Köprü, Tuna Nehri, Aziz Stephen Bazilikası ve Margaret Adası gibi Budapeşte’nin en önemli simge yapılarını görüyorsunuz.
  • Vienna gate Vienna Gate” olarak bilinen Bécsi Kapu (Macarca: Viyana Kapısı), Buda Kalesi bölgesine bu kapıdan giriliyor, kalenin kuzey girişini oluşturan bu kapı, aynı zamanda Bécsi kapu tér (Viyana Kapısı Meydanı) olarak adlandırılan küçük bir meydana açılır. Mevcut kapı, Budin’in Türk egemenliğinden geri alınışının 250. yıl dönümü anısına, 1936’da yeniden inşa edildi. Adını, Orta Çağ’da Viyana’ya giden yolun buradan başlamasından almış, Osmanlı döneminde ise Beç Kapısı olarak bilinirdi.
  • Budin Kalesi’nin hakim olduğu tepenin altı birbirine eklemlemeli çok büyük bir mahzenler ve termal suların oluşturduğu doğal mağaralar ağı ile çevrili. Buralılar yüzyıllarca mağaraları depo ve sığınak olarak kullanmışlar. İnsan yaşamına dair bulunan en eski izler 500.000 yıl öncesine aitmiş.
  • BUDA ‘da *Hospital in the Rock: Bölgedeki en değişik noktalardan biri de “Nükleer Sığınak” olarak bilinen Hospital in the Rock Müzesi. Burası kale bölgesinin yer altına yapılan ve toplamda 10km uzunluğunda tüneller kapsayan bir mağara. Özellikle 2. Dünya Savaşı’nda sığınak olarak kullanılan alanda sonrada gizli bir hastane de inşa edilmiş ve günümüzde müzeye dönüştürülerek ziyarete açılmış.
  • Batthyany-haz – Batthyany’nin evi : Meydan, 1848 Macar devriminin ilk Başbakanı olan ve 1849’da Avusturyalılar tarafından idam edilen Lajos Batthyány‘nin adını almıştır.
  • Mace Tower : 14. yüzyılda inşa edilmiş olan Mace Kulesi, şehrin orta çağdan kalma iyi korunmuş kalelerinden biri.
  • Royal Riding Hall : modern bir etkinlik mekânı olarak kullanılıyor, yemek, konferanslar, sergiler ve düğünler gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.
  • Koller Galleria & Fine art Dealers , Buda kalesi içerisinde yer alan Macaristan’ın en eski özel sanat galerisi, sanat galerisinin ikinci katından Budapeşte manzarası izleyebilirsiniz ayrıca çok estetik, heykellerle dolu yeşil bir bahçesi var, instagram hot spot noktalardan biri de diyebiliriz, galeriyi gezmek ücretsiz.

Birazda Buda Kalesi içerisinde kalan Türk esintisinden bahsedecek olursak ;

  • Tower of Karakas pasha : Karakas Paşa Kulesi – Karakas pasa tornya :  Budapeşte’deki Buda Kalesi bölgesinde yer alıyor, 1618 ile 1621 yılları arasında, Budin Valisi Karakas Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilmiş. Yuvarlak, on iki kenarlı bir topçu kulesi olarak inşa edilen kule, kalenin batı savunmasını güçlendirmek amacıyla kullanılmış. Yüzyıllar boyunca birkaç kez onarımdan geçirilmiştir. Özellikle II. Dünya Savaşı sırasında hasar görmüş, sonrasında 1950’lerde ve yakın zamanda 2022’de aslına uygun olarak restore edilmiş. Kule, restorasyon sonrası kafe, hediyelik eşya dükkanı olarak kullanılıyor. Kuleye bitişik, Türk hamamı esintili Türk Bahçesi de manzarayı izlemek için güzel bir nokta.
  • Abdurrahman pasa siremleke : Abdurrahman Abdi Paşa‘nın sembolik türbesi Abdurrahman Abdi Paşa, Budin’in (bugünkü Budapeşte) 145 yıllık Osmanlı hakimiyetindeki son valisi, 1686 yılında Kutsal İttifak güçlerinin Budin’i kuşatması sırasında, 70 yaşın üzerinde olmasına rağmen büyük bir cesaretle direniş göstermiş. Anıtın üzerindeki yazıtta Macarca, modern Türkçe ve eski Osmanlıca olarak şunlar yazar:“145 yıllık Türk egemenliğinin son valisi Abdurrahman Abdi Arnavut Paşa, 2 Eylül 1686 günü öğleden sonra 70 yaşında buraya yakın bir yerde şehit düştü. Kahraman bir düşmandı, şerefle toprağa gömüldü.”
  • Row of cannons – Top sıraları , Buda Kalesi bölgesindeki Askeri Tarih Müzesi‘nin (Hadtörténeti Múzeum) önündeki duvarlar boyunca açık havada sergilenen top koleksiyonu, bronz toplardan Komünist döneme ait silahlara kadar farklı dönemleri kapsayan geniş bir koleksiyonu içeriyor.
  • Akıncılar mezarlığıTörökori sirbolt : Buda Kalesi’nin güneydoğu kesiminde, Osmanlı döneminden kalma bazı mezar taşları bir araya getirilerek sergilenmekte, burası gerçek bir mezarlık alanı değil, sadece tarihi buluntuların sergilendiği bir yer.
  • Kemal Atatürk Gezinti Yolu – Kemal Atatürk sétány Budin Kalesi’ne çıkan bir yokuşun adı, Akıncılar mezarlığı olarak belirtilen yerin yanıbaşında yer alıyor,  bu yolun adı, Türk-Macar dostluğuna bir jest olarak verilmiştir.
  • Ayrıca 19. bölgede Kispest ilçesinde Mustafa Kemal Atatürk Parkı var, park 2012 yılında açılmış, ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün büstü de var, Kispest’in, İstanbul’un Pendik ilçesi ile kardeş kent olması bu parka ayrı bir anlam katıyor ama Budapeşte’de ki en güzel Atatürk büstü , Kale bölgesinin yukarısındaki bir parkta yer alıyor.
  • Mustafa Kemal Atatürk Szobra – Naphegy ter Atatürk heykelinin olduğu elit bir bölgedeki çok tatlı bir parkın içinde aynı şeyi 19.bölgedeki Atatürk parkının çevresi için söyleyemeyiz, gittiğinizde bir çok sarhoş insanla karşılaşıp rahatsız olma ihtimaliniz epey olası. Naphegy Meydanı’na (Naphegy tér) Mustafa Kemal Atatürk büstü 1993 yılında yerleştirilmiş. Büst, Türkiye Cumhuriyeti’nin Macaristan’a bir armağanı.
  • Tojgun Paşa Camii Kalıntıları: günümüzde “Budai kapucinus templom” veya “Alsóvízivárosi plébániatemplom” olarak bilinen kilisenin yerinde yer almış, kilisenin kuzey ve güney duvarlarında, eski camiye ait kalıntılar bulunabilir.

Birinci bölgedeki diğer yerlere odaklanacak olursak, ilk olarak hamamlarla başlayabiliriz ;

  • Hamamlar hakkında hep yanlış belirtilen bir şeyi düzeltmekte fayda var, Budapeşte’deki hamam kültürü, köken olarak Osmanlı’dan çıkmamış, ancak Osmanlı dönemi bu kültürün gelişiminde en önemli bir dönüm noktası olmuş, Budapeştede bir çok hamam yaparak, şehrin hamam kültürü, Osmanlılar gelmeden çok daha önce, Romalılar dönemine kadar uzanıyor. Osmanlılar, Roma hamamlarından miras aldıkları bu geleneği, kendi hamam mimarisi ve kültürüyle birleştirdi, günümüzde hala ayakta olan Rudas HamamıKirály Hamamı ve Veli Bey Hamamı gibi ünlü hamamları Osmanlı inşaa etti. Daha sonra Osmanlı etkisiyle Macarlar diğer hamamları inşaa ettiler, bir bakıma Roma döneminin eskiliğini düşünürsek Budapeşte’nin hamamlarıyla ünlenmesinde Osmanlı çok büyük bir rol oynuyor ama faydalı suları ilk keşfedenler Romalılar.
  • Rudas Thermal Bath :Gellért Tepesi’nin eteklerinde, Tuna Nehri kıyısında yer alan favori hamamlarımdan bir tanesi, Gellért Tepesi’nin eteklerindeki şifalı suların tarihi Osmanlı öncesi dönemlere dayanmaktadır ve Osmanlılar da bu bölgede hamamlar kurmuş, 1550‘de Osmanlı İmparatorluğu’nun Macaristan’ı yönettiği dönemde hamam inşa ediliyor, Budin Valisi Sokullu Mustafa Paşa tarafından bugünkü kubbeli, sekizgen havuzlu Türk hamamı inşa ettirilmiştir. Hamam, yeşil sütunları nedeniyle “Yeşil Sütunlu Hamam” olarak da anılmış, hamamın favori kısmı hamamın çatısında, Budapeşte manzaralı bir termal havuz bulunması, bisiklet sürerken arabayla geçerken gündüz gece terastaki hamamın doluluğunun gözden kaçması da imkansız, Erzsébet Köprüsü (Elizabeth Köprüsü) , Özgürlük Köprüsü Liberty Bridge / Szabadság Híd ve Tuna nehri manzaralı hamam keyfi kesinlikle yapılması gerekenler arasında üst sırada. Biz hafta içi sabah Türk hamamı paketi almadan teras hamamı dahil kişi başı 600 tl gibi uygun bir fiyata bilet almıştık.
  • Avusturya-Macaristan Dönemi ve Sonrası: 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında, hamam kültürü yeniden canlandı ve Osmanlı’dan kalan hamamlar restore edildi ;  Széchenyi Hamamı ve Gellért Hamamı gibi büyük ve gösterişli Art Nouveau tarzı kompleksler bu dönmemde inşaa edildi, bu dönemin hamamları daha çok tedavi ve rahatlama amaçlı kullanılıyordu.
  • Gellért Hamamı’nın tüm bölümleri 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren kapsamlı bir tadilat için kapatıldı, hamamın 2028 yılına kadar kapalı kalması planlanıyor bu yüzden bende dahil olmak üzere yakın zamanda Budapeşte’yi ziyaret edecek olanlar bu hamamı deneyimleyemeyecek. Tarihi, 15. yüzyıla kadar uzanıyor, Orta Çağ’da şifalı sularıyla bilinen bu bölgeye, Osmanlı döneminde “Sarı Hamam” adı verilmiştir. Gellert hamamını 1.bölge içerisinde konu itibariyle belirtmiş olsam da Gellert hamamı 11.bölgede yer alır.
  • Romkert, Rudas Termal hamamının dibinde , nehir dibinde sadece yaz aylarında açık olan, açık hava kulubü.
  • Kale bahçesi pazar yeriVárkert Bazár : başlangıçta kraliyet sarayına Tuna kıyısından alternatif bir giriş sağlamak ve çevredeki bahçeyi süslemek amacıyla yapılmış, bugün bir kültür ve etkinlik merkezi olarak kullanılıyor.
  • St. Gerard Sagredo Statue : Heykel, Erzsébet Köprüsü’nün (Elizabeth Köprüsü) Buda tarafında tam arkasında yer alan, mükemmel bir manzara noktası, keyif geçirme ve instagram hot-spot noktalarından biri, heykelin olduğu alanda şanslıysanız bazen Dj performansları bile oluyor. Haç tutan bir piskoposu (Saint Gellért) tasvir ediyor, heykelin ayaklarının dibinde ise pagan bir Macar askeri figürü bulunuyor. Gençler genelde bir şeyler içip oturmak için buraya çok geliyor. Heykelin bulunduğu tepeden, Tuna Nehri, Erzsébet Köprüsü ve kentin Peşte tarafı izlenebiliyor. Heykelin bulunduğu alanın altında yapay bir şelale de bulunuyor.

Mekan ;

  • Aranybastya Étterem és Kávéház, terasından ve pencere kenarındaki masalarından Parlamento Binası, Zincirli Köprü ve Balıkçı tabyası manzarası var, restoranın bulunduğu villa, Osmanlı dönemine uzanıyor ve 1946’da yıkılıp 2000’de yeniden inşa edilmiş.
  • Pavillon de Paris Etterem, 1.bölgenin ve Budapeştenin en romantik mekanlarından biri, ışıklarla donatılmış bahçesiyle bir fransız mekanı .
  • ODA : brunch için gidilebilecek bahçeli, samimi ve rahat bir ortama sahip mekan, Filozoflar parkının olduğu caddenin karşısında yer alıyor.
  • Spiler Biergarten – bira bahçesi
  • The Spot Budapest by J&J
  • Kahvaltı için Franziska

2.Kerulet – 2. bölgeMásodik kerület

Yerel halkın yaşadığı sakin, yeşil bir bölge, genellikle yüksek gelirli aileler, sanatçılar ve entelektüeller tarafından tercih ediliyor.

  • Rózsadomb (Gül Tepesi): Gül Baba Türbesi’nin bulunduğu bu tepe, lüks villaları, yeşil bahçeleri ve şehir manzaralı restoranlarıyla Budapeşte’nin en güzel semtlerinden biri.
  • Tomb of Gül Baba, Gül Baba türbesi : Kanuni Sultan Süleyman’ın davetiyle Budin’e gelen ve burada şehit olan Gül Baba’ya ait olan 16. yüzyıldan kalma sekizgen planlı türbe Türk-Macar dostluğunun önemli bir sembolü 2018 yılında restore edilerek yeniden açıldı ,gül bahçesi ve mimarisiyle huzurlu bir atmosfere sahip. Türbenin içinde, Türk kahvesi ve çay gibi ikramların sunulduğu küçük bir kafe de var. Giriş ücretsiz pazartesi hariç 10-18 arası açık.
  • Lukács Bath – Lukacs Hamamı : Daha çok yerel halk tarafından tercih edilen hamam, bölgedeki termal sular, Romalılar tarafından kullanılmış. 12. yüzyılda, Aziz Yuhanna Şövalyeleri buraya bir hamam inşa etmişler, Osmanlılar da buradaki suları kullanmış, ancak suyun enerjisi daha çok barut üretimi ve değirmen işletmek için kullanılmış.
  • Veli Bey Hamamı: Osmanlı döneminden kalma en iyi korunmuş hamamlardan biri ve günümüzde modern bir sağlık merkezine entegre edilmiş.
  • Kiraly Hamamı: Osmanlı döneminde inşa edilen bu hamam da günümüzde kullanılmaktadır.
  • Feny Street Market Fény Utcai Pazar (Fény Caddesi Pazarı): Buda’nın en popüler pazarlarından biri olan bu açık pazarda, taze organik ürünler, yerel peynirler, şarküteri ürünleri ve Macaristan’a özgü gıda ürünlerini bulabilirsiniz, yaz ve sonbahar döneminde Makers Market ayda bir bu pazarda gerçekleşir, Makers markette yerel tasarımcıların el yapımı ürünler bulunur ; seramikler, baskılar, el yapımı takılar, çantalar ve ev dekorasyon aksesuarları yer alır.
  • Millenaris park ve Szellkapu park : birbirine komşu olan, Buda’da en beğendiğim parklardan, Allee’nin tam altında yer alıyor, park, Millenaris park eski Ganz fabrikasının yerine inşa edilmiş, fabrika binalarının bir kısmı yenilenmiş, bir kısmı ise yıkılmış, bu da parka değişik bir hava katmış, Szellkapu park ise eskiden bir bakanlık binasının bulunduğu yere inşa edilmiş, devasa asma bahçeleri ve modern tasarımı ile öne çıkıyor. Şehirdeki bir çok festival programının içerisinde bu park konum olarak yer alıyor, Szent Istvan Nap boyunca bu parkta bir çok etkinlik oluyor ayrıca park içerisinde çok hoş bir kafe de var.
  • Mammut AVM : Fény Utcai Pazar’ın hemen yanında yer alan avm ve hemen alt taradında Allee AVM bulunur, Mammut avm 1998 yılında açıldığı için mimari yapısı , avm nin iç yapısı daha nostaljik bir vibe veriyor, Allee ise 2009 yılında açılmış Mammut’a göre daha modern ve bahçe alanı olan bir avm.
  • Arpad lookout : Budin Tepelerinde, doğal güzellikleriyle ünlü bir seyir noktasıdır. Şehrin karmaşasından uzaklaşıp huzurlu bir yürüyüş yapmak ve büyüleyici bir manzara seyretmek için harika bir yer.
  • Palvogyi Cave : Macaristan’ın en uzun mağara sistemi olmasıyla biliniyor, yaklaşık 32 km’lik bir uzunluğu var ve bunun 500 metrelik bir bölümü rehberli turlar için düzenlenmiş. yakınındaki Szemlő-hegyi Mağarası ile kombine bilet satın almak mümkün.

Mekan ;

  • Manyi – Kulturális Műhely : Mühendislik Atölyesi” anlamına gelen ismiyle, farklı sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan bir yer, ruin bar vibeına sahip, bira bahçesi gibi de düşünebilirsiniz.
  • Daubner Confectionery : Budapeşte’nin en ünlü ve köklü pastanelerinden biri, 1901’de kurulan bu pastane, kaliteli ve geleneksel Macar tatlılarıyla tanınır.
  • Heureka Original Greek Food : Canınız gyros – döner çekerse denediğimiz en iyi yerlerden biri ve köprü manzaralı.

3.Kerület – OBUDA – Óbuda-Békásmegyer – Old Buda – Frog county

Óbuda – Eski Buda, şehrin en eski yerleşim yerlerinden biridir ve hem Romalılardan hem de Macarlardan kalma zengin bir tarihe sahip.

  • Óbuda Meydanı – Fő tér : Óbuda’da restoranların ve kafelerin yoğun olarak bulunduğu bu meydan, tarihi evlerin yoğun olarak bulunduğu yerlerin başında geliyor, 18. yüzyıldan kalma barok tarzı evlerle Óbuda’nın tarihi ve küçük bir kasaba havası verir.
  • Bécsi út: Budapeşte’nin 2. ve 3. bölgeleri boyunca uzanan uzun bir ana caddedir. Tarihi Roma dönemine kadar uzanır.
  • Szentlélek tér – Kutsal Ruh Meydanı : Óbuda Meydanı’na çok yakın olan bu meydan da kışın Christmas market kurulur.
  • Krúdy Quarter: Macar yazar Gyula Krúdy’nin adını taşıyan ve restoranları ile tanınan bir bölge.
  • Aquincum Arkeoloji Parkı: Bu parkta, Romalıların 1. ve 3. yüzyıllarda kurduğu Aquincum kentinin kalıntıları sergilenir. Evleri, mozaikleri, hamamları ve diğer kamu binalarını içeren bu büyük arkeolojik alanı gezebilirsiniz. Parkta ayrıca bir müze de var.
  • Aquincum Military Amphitheatre : İmparator Antoninus Pius döneminde, yaklaşık 145 yılında inşa edilmiştir. Roma İmparatorluğu’nun Pannonia eyaletindeki en büyük amfitiyatrosudur. Arenasının büyüklüğü açısından Roma’daki Kolezyum’dan daha geniştir. Yaklaşık 10.000–13.000 seyirci kapasitesine sahipti ve gladyatör dövüşleri ile hayvan avları gibi etkinlikler için kullanılıyordu. Günümüzde kalıntıları ziyaretçilere açıktır ve ücretsiz olarak gezilebilir.
  • Pacsirtamező utca, Óbuda’nın önemli caddelerinden biridir ve üzerinde veya yakınında birkaç ilginç yer bulunmakta.
  • Újlak :  Budapeşte’nin 2. ve 3. bölgeleri arasında yer alan tarihi bir mahalle, Bölgenin adı ve tarihi, Orta Çağ’dan kalma Macar soylularıyla da ilişkilendiriliyor.
  • Zichy Sarayı: 18. yüzyıldan kalma bu saray, bugün bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor.
  • Óbudai-sziget – Óbuda AdasıHajógyári-sziget – Tersane Adası : olarakta geçen ada Budapeşte’nin 3. bölgesi sınırları içinde yer alıyor, Sziget festivali burada gerçekleşiyor, Tuna Nehri’ndeki en büyük adalardan biri.
  • Római Part: Tuna Nehri kıyısında yer alan 5 kilometre uzunluğundaki bir sahil şeridi, yazın çok popüler ve birçok restoran, bar ve kafe bulunur. Római Part, 1900’lerin başlarından itibaren popüler bir dinlenme yeri olmuştur. 1920’lerde ise popülerliği daha da artmış. Eski kayıkhaneler ve evler, bölgenin mimari, kültürel tarihini yansıtır. 2021 yazında, Római Part’ta uzun bir aradan sonra, başkentin ilk yasal halka açık Tuna plajı açılmış.
  • Csillaghegy Róka-hegy (Tilki Tepesi) gibi tepeler, yürüyüş ve doğa aktiviteleri için ideal yer, genellikle trekking için tercih ediliyor.

Mekan ;

  • Fellini Római Kultúrbisztró, Romai partta yer alıyor, bu bölgede en popüler ve keyifli mekanlardan biri.
  • Köz-hely , Óbuda’nın merkezi Kolosy tér‘de yer alan, açık hava yemek ve eğlence mekânı, içerisinde food trucklar var, Zing (ünlü Macar burgerleri), Meraki (Yunan sokak yemekleri gyros) ve Crunchy ( Amerikan tarzı çıtır tavuk Southern-style chicken) ile öne çıkıyor.
  • Symbol bizim şirketin yılbaşı partilerini kutladığı hem Club hem etkinlik alanı.

11. Kerület – Újbuda – New Buda – Yeni Buda

Budapeşteye geldiğim ilk sene Buda tarafında 22. bölgede yaşadım, 11.bölgenin komşusuydu, ikinci sene ev değiştirmem gerektiği için baktığım bölgeler arasında 11.Bölge ön plandaydı, yaşam kalitesi yüksek, insanların daha üst eğitim seviyesinde olduğu, doğayla iç içe ve Peşte’ye geçmesi kolay bir bölge. Turist kalabalığından uzak ama yerel halkı ile canlı bir bölge. Orta sınıf yerleşim bölgesi olarak görülür ve aileler ile genç profesyoneller arasında popüler.

  • Gellert Hill Cave – Kaya Kilisesi (Sziklatemplom) Gellért Tepesi’nin Tuna Nehri’ne bakan yamacında, Gellert hamamının tam karşısında doğal bir mağaranın içine inşa edilmiş bir Kaya Kilisesi var, 1931 yılında kurulan bu kilise, Pálos (Pavlus) keşiş tarikatına aittir ve hala dini törenlere ev sahipliği yapmaktadır. Kiliseye giriş ücretli, içeri girdiğinizde dua eden insanlarla karşılaşmanız muhtemel.
  • Gellért Hill : şehrin panaromik manzarasını izleyebileceğiniz başka bir tepe, tepenin zirvesinde Citadella ve Liberty Statue – Özgürlük Anıtı (Szabadság-szobor), var. Gellért Tepesi’nin zirvesindeki Citadella, 1848-1849 Macar bağımsızlık savaşının bastırılmasının ardından 1854’te inşa edilmiş bir kale. Citadella’nın en yüksek noktasında ise 1947 yılında Sovyet askerlerinin II. Dünya Savaşı’ndaki zaferini anmak için dikilen Özgürlük Anıtı bulunur. Gellert tepesine ulaşmak için tüm parkı yokuş yukarı yürüyüp, merdiven çıkmanız gerekiyor ama buna tamamiyle değer.
  • Gellért Hamamı’nın tüm bölümleri 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren kapsamlı bir tadilat için kapatıldı, hamamın 2028 yılına kadar kapalı kalması planlanıyor bu yüzden bende dahil olmak üzere yakın zamanda Budapeşte’yi ziyaret edecek olanlar bu hamamı deneyimleyemeyecek. Tarihi, 15. yüzyıla kadar uzanıyor, Orta Çağ’da şifalı sularıyla bilinen bu bölgeye, Osmanlı döneminde “Sarı Hamam” adı verilmiştir. Gellert hamamını 1.bölge içerisinde konu itibariyle belirtmiş olsam da Gellert hamamı 11.bölgede yer alır.
  • Feneketlen-tó (Dipsiz Göl): Bir zamanlar tuğla fabrikası olan bu yer, günümüzde bir dinlenme alanına dönüştürülmüştür. Etrafındaki parkta yürüyüş yapabilir, göl kenarında dinlenebilir veya parkta bulunan diğer aktivitelere katılabilirsiniz. Hemingway Restaurant: Kosztolányi Dezső Meydanı yakınında yer alan bu restoran, sakin atmosferi ve park manzaralı terasıyla bilinir.
  • Bartók Béla Bulvarı: Bu bulvar, son yıllarda açılan birçok kafe, bar ve sanat galerisiyle popüler bir yer, bulvar üzerinde bir çok bar, cafe, yemek yeri var, benim en sevdiğim yerlerden birisi.
  • Garden of Philosophers – Filozoflar Bahçesi içerisinde bulunan Prince of Buda and the Princess of Pest Monument“Buda Prensi ve Peşte Prensesi” heykeli, eski bir efsaneye dayanan, şehrin birleşimini sembolize eden modern bir anıt, heykelin bir başka kopyası ise Tuna kıyısında, Tabán yakınlarında bulunuyormuş daha önce denk gelmedim, heykel, 1873 yılında Buda, Óbuda ve Peşte şehirlerinin birleşerek Budapeşte’yi oluşturmasını sembolize ediyor, Tuna Nehri ile ayrılmış olmalarına rağmen, birbirlerine kavuşmaya çalışan iki aşık tasvir edilir. Bu, bir zamanlar ayrı olan şehrin iki yakasının birleşmesini temsil eder. Heykelin yerleştirildiği konumda harika çünkü “Buda Prensi ve Peşte Prensesi” arkasından Tuna nehri ve şehir manzarası gözükür. Heykelin detaylı hikayesine gelirsek efsaneye göre, Buda Prensi ve Peşte Prensesi birbirlerine derinden aşıktır. Ancak, aileleri arasındaki anlaşmazlıklar ve Tuna Nehri’nin ayırdığı mesafeler, aşklarını imkânsız hale getirir. Prens her gece Buda’dan karşı yakaya bakarken, Prenses de aynı şekilde Peşte’den onun işaretini bekler. Kavuşamayan bu iki aşığın hikayesi, zaman, mesafe ve kaderin sınırlarını aşan ebedi aşkın sembolü olmuştur. Heykel, onların birbirlerine doğru eğildiği, ancak hiçbir zaman dokunamadığı o anı yakalar ve bu trajik aşkın özünü anlatır. Budapeşte çok romantik bir şehir olduğu için benim açımdan şehirle en çok bağdaşan heykellerden birisi “Buda Prensi ve Peşte Prensesi”, tabi ben Buda’yı kendi gözümde hep daha anaç, Peşte’yi daha erkeksi görmüşümdür ama olsun.
  • Kopaszi Gát – Kopaszi Dike Kopaszi Gát, BudaPart adlı büyük bir kentsel dönüşüm projesinin bir parçasıdır. Bu proje, bölgeye yeni konutlar, ofisler, dükkanlar ve restoranlar eklemekte, buradan nehrin ve köprülerin (özellikle Rákóczi Köprüsü) manzarasını izleyebilirsiniz.
  • Bikas park : 11.bölgenin daha lokal bir yerleşiminde yer alıyor, parkta bir çok tepe bölge fark edeceksiniz, tepelerin oluşumunun arkasında ilginç bir sebep var bu tepeler doğal oluşumlar değil, aslında bölgedeki konutların yapımı sırasında ortaya çıkan hafriyat malzemelerinden inşa edilmiş. Parkın etrafı panelkalarla çevrili, 1960’lı ve 70’li yıllarda, bölgedeki büyük konut projeleri sırasında çıkan toprak, moloz ve diğer inşaat atıkları, park alanına taşınmış, park adını 1980 yılında açılışı yapılan ve iki boğayı (Macarca: bika) tasvir eden Monda adlı heykelden alıyor. Tepelerin en büyüğü, yerel halk arasında “Bikás-domb” (Boğa Tepesi) olarak bilinir. 

Mekan ;

  • Bela bar etterem , Bartok Bela bulvarında
  • A38 : Budapeşte’nin eski bir Ukrayna yük taşıma gemisinin gece klübüne dönüştürülmesiyle ortaya çıkan etkinlik mekanı. Gemi-bar, Petőfi Köprüsü‘nün güneyinde demir atmış. Üst güverte dans pisti ve bara, alt güverte techno/house müziğe ayrılmış.

12. BölgeHegyvidék – Dağlık Bölge

Buda’da ki tüm ilçeler arasında en az fikrimin olduğu ve en az bulunduğum bölge.

Buda Tepeleri’nin eteklerinde, lüks villaların ve yeşilliklerin bulunduğu bir yer, manzarası ve temiz havasıyla biliniyor bundandır ki yüksek gelirli aileler ve huzurlu bir yaşam arayanlar bu bölgede yaşıyor.

  • Normafa, 12.bölgenin en popüler yeri geniş çayırlıkları ve orman yolları sayesinde yürüyüş ve piknik için ideal. Kış aylarında kızak için popüler bir nokta.
  • János-hegy ve Elisabeth Gözetleme Kulesi: Budapeşte’nin en yüksek noktası olan János Tepesi’nde yer alır. Elizabeth Gözetleme Kulesi’nden (Erzsébet-kilátó), Budapeşte’nin ve çevresinin 360 derecelik panoramik manzarasını izleyebilirsiniz.
  • Çocuk Demiryolu (Gyermekvasút): Széchenyi Tepesi’nden Hűvösvölgy’e kadar uzanan bu demiryolu, personelinin çoğunluğu çocuklar tarafından oluşan dünyadaki ender demiryollarından biri.

22. Bölge – Kerület Budafok-Tétény – Cape Buda

Budapeşte’ye yeni taşınan bir yabancının en son seçeceği yerlerden biridir belki ama bir sene boyunca 22.bölgede yaşadım ve çevremdekiler sürekli Budapeşte’de değil Macaristan’da yaşıyorsun diyerek dalga konusu yaptılar bunu, öncelikle altınızda araba yoksa kesinlikle seçilecek bir bölge değil, havalimanına sık gidip geliyorsanız da çok doğru bir tercih olmayacaktır ama benim en sıkıntı yaşadığım konu alkollü eve dönmenin uygun yollarını bulmaktı.

Şarapçılık geçmişi olan, sanayi bölgeleri ve müstakil evlerin bulunduğu, lokallerin yaşadığı bir yer. Macaristan’da market alışverişi yapıyorsanız ve şaraplara ilgiliyseniz gördüğünüz yerel Törley markası ; Törley şarapları ve köpüklü şarapları 22. bölge, Budafok-Tétény’den çıkıyor. József Törley, 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da köpüklü şarap yapımını öğrendikten sonra Macaristan’a dönmüş ve Budafok’un, Fransa’nın ünlü şampanya bölgesi olan Reims’e benzer iklim ve toprak koşullarına sahip olması nedeniyle Budafok’ta kendi köpüklü şarap evini kurmuş, evin etrafında yürüyüş yapmak istediğimizde Törley Şatosuna doğru yürürdük, hatta 1909 yılında inşa edilen ve şatonun bahçesinde yer alan Törley Mozolesi de ilginç bir yapı. Şatonun yanında, eşi Irén’in ailesine ait olan Sacelláry Şatosu bulunuyor.

  • Memento Park 1945-1989 yıllarında yaşanan komünizm dönemine adanan bir park. Kapsamında komünist rejimi sembolize eden 40’tan fazla heykel ve eser var. Heykeller arasında Lenin, Marx gibi isimler de bulunuyor. Alanda komünizm dönemi ve rejimin Macaristan’daki etkisi ile ilgili bir sergi alanı da mevcut. Giriş ücreti: 1500 Forint.
  • Szent István Játszóter : Budapeşte’de en yaratıcı bulduğum çocuk parklarından biri, Szent István’ın hayatından ve döneminden esinlenen temalı bir oyun parkı.
  • Tétény-rét családi park : yine yaratıcı bulduğum parklardan birisi, parkın bankları elma, armut, üzüm şeklinde.

Mekan ;

  • Promontor Kertvendeglö restoran

Benim gibi daha çok doğa manzarası ve huzur arıyorsanız Buda‘yı Peşte’den daha güzel bulursunuz.

Yeni yerler keşfettikçe yazımı güncelliyor olacağım.

Leave a comment