Romanya 101

Old Town Bükreş
  • Romanya nüfusu 19,12M
  • Nüfusun %89,5’ini Rumenler oluşturuyor
  • Macarlar %6,6 ile nüfus içinde ikinci büyük grup
  • Daha sonra Romanlar geliyor, resmi rakamlara göre nüfusun %3,25’ini oluşturuyorlar ancak gerçek rakamın %6 ile %10 arasında olduğu söyleniyor. Net olmamasının sebebi, bazılarının önyargıya maruz kalmamak için köklerini inkar etmesi.
  • Para birimi : Lei ve Ron aynı şey, bozuk paraları ise Bani, neredeyse hiç kullanılmıyor. Bozukluklar yerine bir sürü 1 lei ile karşılaşabilirsiniz.
  • 1 Rumen Lei = 0,2 euro
  • 1 Rumen lei , ilk Bükreş’e gittiğimizde 5,7 Türk lirasına eş değerken 10 gün sonra geri dönüş günümüzde 5,95 türk lirasına eş değerdi.
  • Rusya, Ukrayna, Sırbistan ve Bulgaristan Kiril alfabesi kullanırken sınır komşusu Romanya latin alfabesi kullanıyor.
  • İtalyanca gibi latin kökenli bir çok dili kolayca anlayabiliyorlar çünkü Rumence latince dil grubuna sahip ve latince dil grubuna sahip ülkelerin çoğunun aksine Katolik değil Ortodokslar.
  • Romanya seküler bir ülke, ülkede resmi bir din yok ama nüfusun %86.8’i Ortodoks, %7.5’i Protestan, %4.7’si Katolik.
  • Bükreş, Romanya’nın başkenti ve en büyük şehri. Diğer şehirleri Cluj-Napoca (Kaloşvar), Temeşvar, Köstence ve Krayova (Craiova), Braşov vb.
  • Avrupa’nın en dağlık ülkelerinden biri. Bükreş’ten Braşov’a Karpat Dağları‘ndan geçerek ilerliyorsunuz.
  • Romanya devlet demiryolu olan CFR Calatori kullanarak istediğiniz yere gidebilirsiniz bu tren Budapeşte’ye bile gidiyor ; https://www.cfrcalatori.ro/en/
  • Romanya’ya yolu düşen herkes Tarom’u duyacaktır, Romanya Havayolu şirketi olan Tarom Şirketin %97.05’i devlete ait. Haftada 13 defa İstanbul – Bükreş uçuşu gerçekleştiriyor. Tarom markasının ilgi çekici kısmı ise ; Tarom’un filosunda Boeing ve Airbus haricinde, ATR marka uçaklar da bulunuyor, uçağın pervaneleri açıkta .
  • Efsaneye göre Doğu Avrupa’da geceleri Dracula ortaya çıkarmış.
  • Romanya’ya gitmeden önce izlenilmesi gereken yapıtlar ; Hotel Transylvania, Dracula, Rise of Ottoman Empire Mehmed vs Vlad.
  • Genellikle Rumen insanların iki isimleri var ve sadece birini tercih ediyorlar, isimleri mensup oldukları Ortodoks Hristiyan kültüründen geliyor.
  • Çoğu Romen din konusunda muhafazakar sokak ortasında ve kiliselerde diz çöküp ya da ellerini yere kadar indirerek Teslis (BabaOğul ve Kutsal Ruh) getirirler.
  • Klasik kadın rumen ismi : Mihaela, Gabriela, Sorina, Ioana, Elena, Vasilica vb.
  • Klasik erkek rumen ismi : Ionut, Bogdan, Mihai, Alexandru, Florin, Marius, Cristian, Gheorge, George, Mircea, Radu, Nicolaei vb
  • Romanya eyaletlere ayrılır, başkenti eyalet statüsünde ki Bükreş, 9 eyalete ayrılan Romanya’nın en turistik meşhur yeri ortaçağdan kalma kaleleri ve sık karanlık ormanlarıyla Transylvania.
  • Romanya topraklarında bir çok medeniyet yaşamış ; Roma imparatorluğu, Hunlar, Macarlar, Slavlar ve Osmanlı istilaları yaşamış.
  • Romanya Krallığı‘nın 1881 de ilanından sonra 2.dünya savaşında Almanya safına geçmiş, 1944‘te Kızıl Ordu istilasına uğradıktan sonra 1947’de Romanya Halk Cumhuriyeti ilan edilmiş.
  • 1967’de Çavuşesku’nun iktidarı ele geçirmesiyle 1989 Romanya Devrimine kadar komünisme yönelen ülke devrimle demokrasiyi benimsemiş.
  • 2004’te Romanya NATO’ya katıldı, bu adımla Romanya için güvenlik, stabilite ve potansiyel Avrupa Birliği üyeliği arttı.
  • 2007’de Romanya ve Bulgaristan Avrupa Birliği’nin 26. ve 27. Üyeleri oldular.
  • Romanya’da işsizlik çok çok az olduğu için ekonomide hem erkek hem kadının proaktif katılımını görürsünüz, iş gücü bulamamaları sebebiyle Sri Lanka, Hindistan gibi ülkelerden adam ihraç ediyorlar.
  • Romanya’da iki önemli isim var biri Dracula diğeri Çavuşesku .

ROMANYA TARIHI

Romanya’nın tarihi birçok açıdan çok ilginç çünkü işin içerisinde Osmanlı da var, özetlemek gerekirse ;

  • 14001878 yılları arasında Osmanlı Devleti Romanya’ya hâkim olmuştur. 
  • Fatih Sultan Mehmet, III. Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda)‘ı Eflak’ın başına getirdikten sonra Vlad belli bir yerden sonra Osmanlı ile ilişkilerini bozmaya başlar, Eflak Devletini, özellikle başkent olan Tirgovişte’yi Osmanlılara karşı korumak için Bükreş Kalesi’ni yaptırır. Fatih Sultan Mehmet, Vlad’ın yaptığı katliamlar üzerine 1462’de Eflak’a büyük sefer düzenler. Bir ay süren hareket neticesinde Eflak, Osmanlıların eyaleti hâline gelir, böylece Osmanlı idaresine giren Bükreş, hızla gelişerek Eflak’ın başlıca ekonomi merkezi olup, 1659’da başkent yapılır.
  • 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Romanya, Osmanlı topraklarından tamamen ayrıldı.
  • Romanya Birinci Dünya Savaşı’nda parçalanan Avusturya-Macaristan ve Rus İmparatorluklarından bir takım topraklar kazandı. 2. Dünya Savaşı yaklaştıkça Romanya bu toprakları kaybetti.
  • İkinci Dünya Savaşı’na tarafsız başlayan Romanya, Nazilerle gizli anlaşma yapıyor. Savaşın gidişatının Nazilerin aleyhine gittiğini gören Romanya, taraf değiştirip topraklarındaki Alman askerlerini tutuklayıp Ruslar’a vererek savaşın kaderini etkiliyorlar, bu sayede Ruslar ile yakınlaşıyor. Savaş için Romanya topraklarına gelen Ruslar komünist ideolojiyi burada yaygınlaştırıyorlar. 1945’te Komünist Parti’ye kayıtlı 1000 kişi varken, sayı 2 yılda 1947’de 710,000 kişiye çıkıyor.
  • Bir yıl sonra 1947’de monarşi sona eriyor ve Romanya Halk Cumhuriyeti kuruluyor.
  • Böylelikle Komünizm Romanya’ya 2. Dünya Savaşı sonrası geliyor.
  • 1948’de tarımda kolektivizasyona geçiliyor, yani tüm ülke, tarım alanlarının sadece devlete bağlı olduğu dev bir tarla oluyor. Kolektivizasyon çerçevesinde eskiden toprak sahibi olan çiftçiler topraklarından koparılarak şehirlere zor şartlarda yaşamaya zorlanıyorlar. Kurulan dev tarlalarda, savaş öncesi dönemin liderleri ve muhalif entelektüeller tutuklanarak zorlu koşullar altında çalışma kamplarında çalışmaya mahkum ediliyorlar. İlerleyen zamanda tüm fabrikalar ve iş yerleri de devlete bağlanıyor. Tüm halk, buralarda karın tokluğuna çok ağır şartlarda çalıştırılmaya başlıyor.
  • Çavuşesku yönetiminin Romanya’yı getirdiği nokta halkın fakirlikte eşitlendiği, katı nüfus politikalarının uygulandığı, köyden kente göçün arttığı bir Romanya olmuş. Birçok kültürel ve tarihi dokuyu da kolayca yok eden Çavuşesku’nun hikayesi de birçok diktatörün sonu ile benzerlik göstermiş. 
  • Çavuşesku Romanya‘sı ile aynı dönemde yükselen Enver Hoca Arnavutluk‘unu birbirine çok benzetiyorum, en totaliter Avrupa komünist devletlerinden birini kurma yoluna girdiler.
  • Çavuşesku‘yu farklı yapansa kendi halkı üzerinde yıkım yaratırken Batı’nın en sevdiği komünist haline gelmesi.
  • Çavuşesku Romanya’nın 2. ve son komünist lideri, 1989’da Çavuşesku’nun idam edilmesine kadar komünizm 42 yıl devam ediyor. Küçük bir köye 26 Ocak 1918 yılında dünyaya gelen Nikolay Çavuşesku, dokuz çocuklu fakir bir ailenin çocuğu.
  • Çavuşesku’nun ülkeyi yönettiği 25 yıl süresi boyunca ; radyo yayınları kapatılmış, sadece bir televizyon kanalı, günde 2 saat yayın yapıyor. Evde daktilo bulundurmak bile ölümle cezalandırılan bir suç. Her 30 kişiden 1’inin gizli rejim polisi olduğu sıkılıkta bir yönetim, insanların kendi annelerinden bile şüphe ettikleri müthiş bir korku ortamı.
  • 1989’da Berlin Duvarı yıkılıp, Komünizm resmi olarak çöktüğünde Romanya’da dönüşüm ve çöküş de kapıyı çalar. Timişoara da başlayan olaylarla, olağanüstü hal ilan edilir. Gece yarısı Çavuşesku komite binasının balkonundan bir konuşma yapmaya niyetlenir fakat binanın çatısından helikopterle kaçmak zorunda kalır. 1989’da 25 yıllık başkanlığın ardından Nikolay Çavuşesku ve eşi Elena Noel günü kurşuna dizilerek idam edildiler.
  • Romanya ekonomisi 1990’lara kadar tarım ve hayvancılığa dayanıyordu, 1990’da ki ekonomik çöküş ve komünist rejimin yıkılmasıyla ekonomisi dış pazara açılıyor ve Avrupa birliği ülkeleriyle ticaret yapmaya başlıyor.

ÇAVUŞESKU ROMANYASI

Totaliter tiranlığın en büyük sembolü Berlin Duvarı yıkılmadan, Sovyetler Birliği dağılmadan ve Sovyet devletler Polonya, Macaristan, Çekoslovakya, Doğu Almanya ve Bulgaristan komünist yöneticilerini terk etmeden önce Romanya halkı tüm komünist devletler arasında tarihin en dramatik zamanlarından geçiyordu.

  • İkinci Dünya Savaşı boyunca hapiste kalan Çavuşesku, Romanya’nın ilk komünist başkanı olacak olan Gheorghe Gheorghiu-Dej ile aynı hücreyi paylaştı, 1965 yılına gelindiğinde Gheorghe Gheorghiu-Dej’in ölüm haberi alındı ve komünist parti içindeki çekişmelerden faydalanan Çavuşesku, partinin ve Romanya’nın başına geçti.
  • Çavuşesku iktidara geldikten üç yıl sonra Sovyetlerin Çekoslovakya’yı işgaline karşı çıktığı için batı ülkelerinden bolca övgü toplar. Richard Nixon 1969’da Bükreş’i ziyaret ederek, komünist bir ülkeye ayak basan ilk ABD başkanı olur. Yetmez, 1970 ve 1978’de Beyaz Saray’a davet edilir ve aynı yıl Londra’yı ziyaret eden ilk komünist devlet başkanı olur. Çavuşesku batıda pek bir sevilmektedir ve bu durumlar, eşi Elena için de her kapıyı açar.
  • Kendisini eğitimli bir bilim adamı gibi gösteren karısı Elena yüksek profilli bir siyasi role bürünmüştü. Elena Çavuşesku da durumdan yararlanarak ilkokul diplomasıyla kurumlarda yükseldikçe yükselir, kurumlar o kadar politize olur ki, saygınlığı kısa sürede yok olur. Ciddi araştırmaların çoğu yok edilir. “Bana ‘Profesör Doktor Mühendis Elena Çavuşesku’ densin” der ve akademi onaylar. O dönemin saygın insanlarından birinden alınan kesite göre ; Emir kesindi: Elena Çavuşesku’nun adı olmayan hiçbir makale yazılamaz veya yayınlanamaz, hiçbir konferans verilemez. Onu hiç görmedik, yaptığımız araştırmalar sırasında veya sonrasında hiçbir zaman kendisinden haber almadık. Varlığımızı kabul bile etmedi. Onun, bırakın anlamayı, telaffuz bile edemeyeceğini bildiğimiz kelimelerle yayınlar yapıyorduk.”
  • Çavuşesku, Romanya’nın sanayileşmemiş ekonomisini kalkındırmak için, daha çok iş gücü daha çok para olduğunu düşünerek ekonomik sıkıntıları gidermenin yolunun nüfus artışı olduğunu düşünerek, Çavuşesku döneminde hem kürtaj, hem doğum kontrolü yasaklanır.
  • İş gücünü 23 milyondan, 30 milyona çıkarmayı hedefleyen  Çavuşesku, 1966’da  “Fetüs tüm halkın ortak mülküdür” der, insanları üremek zorunda bırakan politikalar uygular;
  • 40 yaş altı kadınların en az dört çocuk sahibi olması şartı gelir, sonra beşe yükselir.
  • En az on çocuk doğuran anneleri kahraman ilan edeceğini bildirdi.
  • Kadınlar bakamayacakları çocukları doğurmaya zorlanıyorlar. Çavuşesku ; “Devlet sizden iyi bakar. Doğurup yetiştirme yurtlarına bırakın” diyor. Ülke fakir, aileler çocuklarını yetiştirme yurtlarına bırakır, Çavuşesku bu çocuklarla Rumen İşçi Ordusu kurmayı planlar.
  • 1970’lerin sonlarında Nikolay Çavuşesku’nun parası bitti ve diğer Sovyet ülkelerinin yaptığı gibi reforma gitmek yerine, sert bir kemer sıkma politikası başlattı. Hastaneler güç kaybetti ve yetim çocuklar bir deri bir kemik kaldı.
  • Sağlık hizmetlerinde aksamalar çıkar, Çavuşesku bu problemi kan nakliyle yeneceklerine inanırken uygunsuz kan transfüzyonları ve aynı tıbbi malzemelerin bir çok insanda kullanılmasıyla çocuklara HIV enfeksiyonu bulaştırırlar.
  • Gebe kalmayan kadınlardan aylık maaşlarının yüzde 10’u kadar “bekârlık vergisi” ödemesi alınıyordu. Kişilerin çocuk sahibi oluncaya kadar %10 vergi ödemekle yükümlü kılınır.
  • İş yerlerine devlet görevlileri 45 yaş altındaki kadınları gebe mi diye muayene diyorlar. Eğer gebelik yakalarlarsa, kadının doğurduğundan emin olmak için takip yöntemleri uyguluyorlar. Halk arasında bu ekibe regl polisi deniyormuş, jinekoloji servislerinde devriye gezerek kadınların ulusal görevleri olan çocuk doğurmaktan kaçınmadıklarından emin oldu.
  • Neticede program istendiği sonucu vermedi; çocuklar düşük ağırlıkta doğuyor, sütler kara borsadan alınıyor veya anneler rahim hastası oluyordu. Buna rağmen yasa dışı kürtaj yapanların maaşlarına 2 ila 4 aya kadar el konuldu. Her hamile kadın doğurmaya zorlandığı için çocuk ölümleri arttı.
  • Doğu Avrupa’nın en kalabalık gizli polisi Securitate” denilen gizli polis Çavuşesku’nun halkı bastıran kırbacı. 3,549 kişi ile başlayan teşkilatı, giderek memnuniyetsizliği artan halkı baskılamak için, 21-22 milyonda her 30 kişiden 1’i rejim polisi oluncaya kadar büyütmüşler. Telefon dinleme, sokağa çıkma yasakları, işkenceden ölüme uzanan yöntemleriyle derin bir paranoya ortamı yaratarak halkı sindirirler. İnsanlar kendi ailelerine güvenemez olmuş, Çavuşesku’nun 25 uzun sene başta kalmasını sağlayan en önemli faktörün bu teşkilat olduğu söyleniyor.
  • İnsanlar yurtlarından koparılarak, Çavuşesku’nun yeniden inşa ettiği blok şehirlerde yaşamaya ve onlara tayin edilen işlerde çalışmaya zorlanıyor.
  • 1972-1987 arası 8000 köy yıkılıp, buradakiler tek tip,ufak, kutu gibi apartman dairelerine yerleştiriliyor.
  • Batı bloğu Romanya’yı fonluyordu, bu fonlar yarar yerine zarar getirdi. Romanya’nın ekonomisi olumsuz etkilendi ve yaklaşık 13 milyar dolarlık bir borç oluştu. Ağır borç altına giren Romanya’da, 1980’lerde üretimin çoğunun ihraç edilerek elde edilen gelirle borçların kapatılmasına çalışılır, bu durum kıtlığa yol açar; yiyecekler vesikaya bağlanır, temel ihtiyaçlara ulaşılamaz olur. İthalatın da yasaklanmasıyla ülkede bir anda portakaldan muza birçok meyve ve sebze bulunmaz olur. Bu borcu ödemekte zorlanan Romanya’nın ileride dış borç almasını engelleyecek anayasa değişiklikleri düzenlendi. Bu borç ancak 1989 yılında Çavuşesku devrilmeden önce ödenebildi.
  • Çavuşesku ve eşi Elena, helikopterle çok uzağa gidemez. Targovişte yakınlarında yakalanır ve buradaki askeri üsse götürülmüş. 25 Aralık’ta anonim bir mahkeme kuruldu. Çift, duruşmada soykırım yapmak, devlet iktidarını yıkmak, kamu mülkiyetini yok etmek, ulusal ekonomiyi zayıflatmak ve kamu paralarıyla Romanya’dan kaçmaya çalışmaktan suçlu bulundu ve ölüme mahkum edildiler. Aynı gün kurşunlanarak öldürüldüler, Söylenenlere göre, kurşuna dizen askerlerden biri Çavuşesku’nun gözdelerindenmiş ve ironik olarak Çavuşesku’nun hayatı boyunca en çok korktuğu şey de vurulmakmış.
  • Tüm Sovyet bloğu ülkeleri içinde devrimin komünist liderin idamı ile sonuçlandığı tek ülke Romanya olmuş.
  • Çavuşesku’nun bu kadar uzun süre hüküm sürmesinin güzel noktaları da olmuş ;
  • İlki ; Çavuşesku’nun yaptırdığı görülmesi gereken iki önemli yol : Transfagarasan and Transalpina. Transfagarasan Top gear’a göre dünyanın en iyi yolu seçilmiş, yılın yarısında yol tehlikesinden dolayı kapalı. Transfagarasan efsane yol Çavuşesku’nun megalamonyasının ürünü, ama bu sefer içinde akla yatar bir motivasyonu var; 1968’de Ruslar Slovakya’ya girince, ülkenin kuzeyi ve güneyi arasında ordunun hızlıca malzeme ikmali yapabileceği bir yol planlar ve burayı yaptırır, yolun açıldığını göremeden ölmüş. Yolu açmanın faturası: 4,5 yıl 6 milyon kilo dinamit, 3.8 milyon metrekare kesilen dağ, 38 can kaybı.
  • İkincisi ; Karpat dağlarında Avrupa’nın en büyük ayı nüfusu yaşıyor. 6500 civarında ayı olduğu tahmin ediliyor. 25 yıl Romanya’nın diktatörü olan Çavuşesku, sadece kendi ayı avlayabileceği bir yasa çıkarır, ayıların nüfusu artar.
  • Üçüncüsü, Parlamento Binası ülkede insanlar açken ülke ekonomisinin buraya harcıyor, Guinness Rekorlar Kitabı’na göre, dünyanın en büyük sivil yönetim, en pahalı yönetim ve en ağır binasıdır. Tamamen Romanya’dan çıkan hammadde ile inşa edilen bina dünyada Pentagon’dan sonraki ikinci büyük binadır. ; Bu Binayı Yapmak İçin Bükreş’in tarihi alanı içindeki 19 Hristiyan Ortadoks Kilise, 6 Sinagog, 3 Protestan Kilise ve 30,000 ikametgah yıkılmış. Kullanılan Çelik ve Bronz: 700,000 ton çelik ve bronz

Romanya’ya gitmeden önce; güvensiz, köylük bir yer nasıl Avrupa birliğinde derdim bu 10 günlük gezimde fark ettim ki yaşam kalitesi bize göre daha üst seviyede, doğasıyla mükemmel, insanları yardımsever sıcakkanlı ve güvenli bir ülke.

Leave a comment