Dracula’nın Kalesi – Bran Castle

Transilvanya hattında üç popüler kale var: Dracula’nın şatosu olarak da bilinen Bran Kalesi , Peleş Kalesi ve Rasnov kalesi.

Transilvanya’ya gitmeden mutlaka Dracula’yı ve Rise of Empires: Ottoman Mehmed vs Vlad izleyin. Her şey kafanızda daha net oturacak.

Peleş kalesi daha uzak olduğu için Bran ve Rasnov kalesine gideceğiz.

Sabah uyandığımız gibi ilk önce Bran Drakula kalesi sonra Raşnov Kalesi ve son olarak Braşov merkezi gezeceğiz. Braşov’ da sadece bir günümüz var ama Braşov için 2-3 gün ideal olur özellikle tüm turistik noktalar ve kaleler görülecekse.

Bran Kalesi – Dracula’nın kalesi

Dracula’nın kalesi Bran kalesine gelecek olursak, 1897 yılında ise Bram Stoker, III. Vlad’ın yaptığı işkencelerden ilham alarak Drakula romanını yazmış. Vlad Tepes ve Bran Şatosu bu sayede tüm dünyanın bildiği efsanevi karakter haline gelmiş.

Kitapta Dracula’ nın evinin, Karpat Dağları’nda, içinden nehir geçen bir vadinin üst tarafında, kayalara oturtulmuş bir şato olduğundan bahseder. Tüm Transilvanya’ da bu tarife uyan tek kale Bran Şatosu olduğundan Stoker’in buradan esinlendiği düşünülüyor.

Bran kalesi 1377 yılında halk tarafından taştan inşa edilmiş, 1438-1442 arasında Osmanlılara karşı savunma amaçlı kullanılmış, kale sığınak depo amaçlı kullanıldığından askeri olarak önemliymiş.

1920 yılında Bran kalesi, Romanya kraliyet ailesinin yazlık ikamet yeri olmuş, Kral Ferdinand ve karısı Kraliçe Mary burada kalmış. Dracula’nın kalesinde Vlad Tepeş’ e ait bir eşya yok sadece Dracula filminden kalan Vlad Tepeş kostümü bulunuyor, Romanya kraliyetine ait eşyalar kale içerisinde; Ferdinand’ın yatak odası, tacı, kıyafetleri, Kraliçe Mary’nin kullandığı eşyalar gibi.

Dracula’nın kalesine gitmek için ;

Öncelikle Braşov’dan Bran’a ya da Rasnov’a oradan Bran kalesine geçmeniz gerekiyor.

En temiz ulaşım yolu tabi ki araba. Braşov – Bran arası 27 km yol, Brasov şehir merkezinden Bran’a iki otobüsle, her otobüs için kişi başı 3 lei ödeyerek ulaşabilirsiniz. Bran kalesine gitmek için taksiye binebilirsiniz biz başka bir yol bulamadık ve Rasnov’dan Bran kalesine taksiye 60 lei verdik. Dönüşte taksi için pazarlık yaparak 100 lei denilen taksiye 60 lei ödeyerek Rasnov’ da indik.

Kaleye giriş ücreti yetişkinseniz 70 lei, öğrenciyseniz 35 lei bu tarz durumlar için yanınızda her zaman öğrenci kimliğinizi taşıyın.

Kale ziyareti dışında Bran’ de özel bir şey olmadığını araştırınca Brasov’ a geri döndük.

Romanya’nın en popüler kişiliklerinden birini Dracula’ yı biraz daha açacak olursak ;

III. Vlad / Kazıklı Voyvoda / Drakula 

Romanyalı Prens Vlad Tepeş (1431 – 1476/77)

Romanya’da vampir olduğu dedikoduları çıkan bir prens var: Vlad Tepeş. biz bu ismi 20.000 Osmanlı askerini kazığa oturtarak öldüren, Fatih Sultan Mehmet’e kafa tutan, sadist Kazıklı Voyvoda olarak biliyoruz. İnsanları oturttuğu kazıkların altına fıçı koyup, biriken kanları içtiğiyle ilgili rivayetler çıktığından vampir olduğu düşünülürmüş.

Dracula ismi de Vlad Tepeş’in babasının adından geliyor, babası Vlad Dracula. Drakula ejderin ya da şeytanın soyu anlamına geliyor. İslam’a Osmanlı’ya karşı savaşan Alman şövalye topluluğunca Krala bu isim verilmiş ve Vlad Tepeş’ten de Vlad Dracul olarak bahsediliyor.

Fatih’in çocukluk arkadaşı olan Vlad, Fatih’in tahta çıkmasının ardından, Mehmet Vlad’ı Eflak’ın başına geçiriyor, uzun süre iyi ilişkiler kuruyorlar fakat Vlad bir süre sonra vergi vermeyi kesip, devşirme sistemi için çocuk yollamayı kesince Osmanlı ile ilişkilerini bozuyor.

Vlad Tepeş acımasız bir insanmış, kazığa oturttuğu insanların ortasında yemek yiyip, eline geçen Osmanlı esirlerinin derilerini yüzdürürmüş.

En sonunda da kendi yöntemiyle kazığa oturtularak idam edilmiş, kellesi Fatih İstanbul’a getirilip insanlara sergilenmiş.

Dracula kültürüne hakim olmanın yan etkileri olacak ki Romanya’da hala devam eden batıl inançlar var, Mara Mureş bölgesinde insanların hala büyüye inandığı söyleniyor.

Raşnov Citadel / Raşnov Kalesi

Raşnov, Braşov ve Bran arasında kalıyor. Bran kalesi ile Raşnov kalesi arası 15 km, otobüs ya da araç ile gidebiliyorsunuz.

Raşnov kalesinin yapılış ve kullanım amacı kale civarında yaşayan halkı saldırıdan korumak ve sığınmalarını sağlamak. Kale içerisine ev, okul, hastane ve kilise yapılmış. Kale yüksek yere yapıldığı için su büyük sorun teşkil ediyormuş, sürekli aşağı inilip kaleye su taşınıyormuş. Kuşatma dönemindeyse bu en büyük sorun haline geliyormuş. Efsaneye göre ; 1623 yılında iki Osmanlı askeri esir düşüp zindana atılıyor, eğer kale içerisinden su çıkarırlarsa özgürlüklerine kavuşacaklarını söylüyorlar, askerler bu kadar yüksek bir tepeden kazarak su çıkaramayacaklarını söylemişler ama özgürlükleri için bu teklifi kabul edip kazmaya başlarlar, ilk başta toprak kazdıkları için hızlı ilerlemişler ama kayalara denk geldiklerinde işleri zorlaşmış, her yıl 7 metre kazan askerler 17 sene sonra 146 metre derinliğinde su çıkarmışlar, kalenin tüm su sıkıntısı böylece giderilmiş ama iki asker serbest bırakılmamış, daha sonra kale içerisinde bulunan iki iskeletin bu Osmanlı askerleri olduğu düşünülmekte kuyu ise hala yerinde duruyor.

Peleş Kalesi

Braşov’dan, tren ile 1 saat mesafedeki Sinaia şehrine gidiliyor oradan Peleş Şatosu ve son olarak teleferikle şehrin en yüksek noktasına (2000m) çıkılıyor. Sinai’ dan 20 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Kale, Transilvanya (Osmalı’daki adı Erdel) ve Wallacia’yı (Osmalı’daki adı Eflak) birbirine bağlayan geçiş yolunda inşaa edilmiş.

Çavuşesku döneminde kalenin 160 odası ülkenin önde gelen komünistlerinin ve dünyanın her yerinden önemli devlet adamlarının kişisel dinlenme mekanı olmuş. Bu dönem kale dahil tüm bölge halka kapatılmış. Çevrede askeri sıkı yönetim başlamış. Zamanında Nixon’dan Ford’a, Gaddafi’den Arafat’a kadar birçok ünlü isim burada ağırlanmış. Komünist rejim döneminde müze olan kale daha sonra tekrar halka açılmış.

Romanya’da kalelerin verdiği bu mistik havaya kendini kaptırmamak imkansız, Romanya’ya geliyorsanız Dracula’nın kalesi kesinlikle listenizde olmalı.

Leave a comment