
Öncelikle Köln, Almanya’nın en büyük 4.şehri ve şehir klasik Avrupa şehirleri gibi nehir etrafında kurulu.
Köln, otomotiv endüstrisinin, özellikle motor imalatının merkezi durumda.
Köln = cologne = kolonya = cologne wasser, eau de cologne, wasser = su
Köln ismi, İngilizce Cologne olarak adlandırılan Kolonya ismi kökeni burdan geliyor o yüzden bir çok kolonya satan dükkan görebilirsiniz.
Amsterdam, Brugge gibi şehirlere yakın olduğu için biz rotamıza ekledik.
Bilginiz olsun Hollanda’ya yakın olduğu için ve İstanbul’dan Köln’e çift taraflı daha ucuz uçuş bulabildiğiniz için İstanbul’a dönüşlerde gözlerine tutmayan tipleri özel cihazlarla baştan sona arıyorlar, bir çok kişi hızlıca geçerken bu detaylı aramayı bize de yaptılar.
Hafta içi 2 gün kaldığımız için de olabilir ama canlı bir şehir gibi gelmedi bize ve fazlasıyla sıkıcı bulduk, gezi rotanızda hep geçmelik bir yer olarak kalsın burası için direkt gezi ayarlamayın.
Rhein hotel St.Martin’ de konakladık, old town içerisinde Rhein nehrine bakıyor, iki gece de tuhaf bir şekilde birileri nehrin kenarında sarhoş olup sürekli ses çıkarıyordu.
Köln ‘de Türk yoğunluğu çok fazla, o yüzden burada rahat Türkçe konuşup zaten beni anlamıyorlar diyip sallamamak lazım. Köln Türkiye uçuşlarına bakarsanız zaten Türk uçuşu diye geçiyor çoğu.
Köln de oturan Türkler buraya Kölün diyor. Keupstraße, Köln’de ki iki Türk sokağından biri.
Havalimanından süpermarkete bir çok Türk çalışan var, size hiç Almanyadaymışsın gibi hissettirmiyor Köln, zaten sokaklar dolaştığınızda caddelerin kaldırımların tarzı bir çok şeyi Türkiye’ye benzetiyorsunuz.
Havalimanından şehir merkezine ulaşım
Köln/Bonn havalimanından şehir merkezine gelmek kolay ve ucuz, s-bahn trenleriyle 3,20€ ya 10-15 dk ‘da geliyorsunuz. Köln/Bonn Flughafen havalimanının olduğu durak, Köln Messe/Deutz durağında iniyorsunuz ve karşınıza Kölner Dom çıkıyor. Bilet basmadan biniyorsunuz biz denk gelmedik ama mutlaka kontrol ediliyordur.
Ulaşım bileti otomatlarında Türkçe seçeneği gördüğüm ilk yer.
Kölner Dom

Köln sadece Kölner Dom üzerine kurulu bir şehir, pazarlayabileceği farklı bir şeyi yok . 2.dünya savaşı sırasında çok fazla bombalandığı için eski yapı bulmak zor. Köln katedralinin ayakta kalmasının sebebi de pilotlara kılavuzluk edebilmesi ve bu sayede pilotların yönlerini bulup belirleyebilmesi. Kölner Dom’un ikiz kuleleri 157 metre yüksekliğinde ve biri diğerinden çok az bir farkla kısa. Ayrıca katedralin renginin siyah olması 2.Dünya Savaşında yağan asit yağmurları katedralin rengini değiştirmiş.
Almanya şehirleri arasında en çok bombalanan 5 şehirden birisi. Bu kadar bombalamaya öncülük eden Kraliyet Hava Kuvvetleri (yani Royal Air Force-UK), şehirde yaşayan halkın yaklaşık %95’lik bir kısmının can vermesine neden olmuş.
Köln de dikkatimi çeken şeylerden biri evsiz insanların yanında çok bakımlı cins köpeklerinin olmasıydı, yanlarında bir çok bavul eşya ve telefonları olması, adamlar cidden sokakta yaşıyor eşyaları ve köpekleriyle birlikte.
Brauhauslarda (Brahaus =brewery= bira fabrikası ) bira sipariş edilmez, köbes (Köbes = garson) dağıtır, biranız bittiyse sorgusuz sualsiz yenisi verilir, yenisini istemiyorsanız bardak altlığınızla (Bierdeckel= bardak altlığı) bardağınızı kapatmanız gerekiyor. Gelen bira başı bardak altlığına çizik atılıp, ordan kaç tane içtiğinize bakılıp hesaplanır.
Yapılacaklar ;

- İlk yapılması gereken ana tren istasyonundan çıkıldığı gibi gözüken Kölner Dom‘a gitmek tamamlanması 600 yıldan uzun süren Dom katedralinin içine girmek ücretsiz, vitraylarını izleyip mum yakabilirsiniz.
- Köln katedralinde 544 basamak çıkıp şehir manzarasına bakabilirsiniz ama benim önerim tam tersi Cologna View‘da 5 € karşılığında Köln Katedrali ve tüm şehri izlemek.
- Alter markt (pazar meydanını) , Altstadt (Old townu) gezin.
- Belgisches Viertel ( Belçika mah) mimarisinden direkt tanıyacaksınız.
- Schildergasse caddesi her daim dolu oluyor, burayı turlayıp bir yerde currywurst yiyin.
- Rhein nehri etrafında yürüyüş yapmak, nehrin rengi çamur gibi bunu da belirtelim.

- Hohenzollern köprüsü, Ren nehrinin iki yakasını birbirine bağlayan köprü üstünde bir çok aşk kiliti bulunur, bu kilitleri kaldırmamaları bana oldukça garip geldi köprü üstünde büyük ağırlık yapıyolar.
- Köln birası Kölsch birası içmek, tadı güzel içimi kolay bir bira.
- Neumarkt’tan Heumarkta kadar yürüyün ve şehrin alışveriş bölgesindeki dükkanlara göz atın.
- Çikolata müzesini ziyaret edebilirsiniz, bizim dikkatimizi çekmediği için gitmedik.
- Almanya’nın en eski caz kulübü Papa joe’s jazz lokal‘e gidebilirsiniz.
- Zamanınız varsa arabayla 20-30 dk uzaklıktaki Bonn şehrine uğrayın.
- Köln Karnavalına ( Fasching ) denk gelmek, 20 Şubat 2023’de “Rosenmontag” (Gül Pazartesi) denilen büyük karnaval geçidi olacak ve 22 Şubat’ta “Aschermittwoch” (Kül Çarşambası) adı verilen gün sona erecek.
- Christmasmarkt’larının çok güzel olduğu söylenen bir şehir ayrıca ona göre de plan yapılabilir.
Mekan :
Kahvaltı için ;
- Bastian’s , çok bilinen bir mekan, Gulaş çorbası ekmek içerisinde geliyor tadı çok iyi 10.20 €, iki kişilik De Luxe kahvaltı 20.50 € , kahvaltı sizin için önemliyse bizim gibi şimdiden sadece De Luxe’ün kesmediğini belirtmek gerek, kahve 2,80€.
- Bäckerei Heinemann fırın.
- Merzenich ; merkezde bir çok yerde göreceğiniz bu fırın tarzı yerde; hem uygun kahve alabilir hem de sandviçleriyle kahvaltı yapabilir ; Pretzel (Sesam- laugenbrezel), ve tatlılarını spritzringe, kokosmakrone, cölner domspitze tadabilirsiniz.
Yemek & bira için ;
- Löwenbrau Restaurant
- Papa joe’s jazz lokal
- Beer Museum
Avrupadaki kahve anlayışıyla Türkiye’de ki kahve anlayışı çok benzemediğinden Starbucksa ihtiyacınız olursa Starbucks tam Ana İstasyon çıkışı var ve orta boy Americano fiyatı 4,5€. Bildiğiniz üzere Americano Avrupada çok yaygın bir kavram değil beklediğinizden daha hafif geliyor.
Buraya kadar gelmişken Alman Bira kültürünü denemeden olmaz, önerebileceğimiz, denenmesi gereken bazı biralar ;
- Früh Kolsch
- Astra Urtyp
- Gaffel Kölsch
- Reissdorf Kölsch …
Köln gezimizden bu kadar…