
Glossary of purchase terminology
Bunca şey hakkında yazıyorken asıl mesleğim ve yaptığım iş hakkında genel satın alma bilgileri vermek istedim , Türkçe de bu tarz terimlerin yaygınlaştırılması önemli bir olgu ama piyasa da İngilizce kullanım ön planda olduğundan Türkçe – İngilizce karışık terimlere bakalım.
Ben terim kullanmayı öğrenmeyi genel olarak seviyorum bu yüzden genel olarak satın alma sektöründe kullanılan kelimelere değineceğim.
Nomination – RFQ/RFI
- Satın alma – Purchase – Procurement – Buyer
- Sourcing plan‘e dahil olan tedarikçilere önce gizlilik sözleşmesi sonra RFQ yollarız.
- Request For Quoatation (RFQ) yeni bir proje için ürün nomine edebilmek adına seçilen panel tedarikçilerine ‘genel sözleşme, parça hacmi , parça teknik resmi, proje kodu, SOP ( projenin başlangıç tarihi) , sorumlu mühendis, satınalmacı ve projeci bilgileriyle parçaya ait genel bilgiler yollanır ve tedarikçilerden cevap vermeleri için ürüne ve projeye bağlı olarak bir zaman dilimi beklenir.
- Request for information (RFI) genellikle yeni parçadan ziyade başka tedarikçiye ait üretimde olan parçaya diğer panel tedarikçileri tarafından daha iyi bir fiyat teklifi gelecek mi görmek için benchmark olarak yapılır. Resmi bir RFQ sürecinden önce piyasadaki tedarikçiler ve yapabilirlikleri, market fiyatı hakkında bilgi toplamak için yapılan nominasyondur.
- Request for proposal (RFP), spesifikasyon net olmadığında tedarikçilerin olası çözümlerini incelemek için yapılan nominasyon.
- Lefter of Extension ( Uzatma Mektubu) , bir projenin planlanan üretim sonu (EOP ) tarihinin uzatılması.
- Letter of intent, tedarikçinin verdiği teklif karşısında o tedarikçiyi nomine ettiğimizi yazılı beyan olarak bildirdiğimiz niyet mektubu, genelde projeler hemen başlamayan ileri tarihli etkinlikler olduğu için tedarikçiye onu seçtiğinize dair bir kanıt olarak bu işi aldıklarını garanti eden niyet mektubunu gönderirsiniz, tedarikçinin teklifini kabul ettiğimiz anlamına da gelir.
- Nomination letter , tedarikçiye gönderilen RFQ (nomination sheet) sonucunda tedarikçinin parçaya adaylığının onaylandığını bildirilmesi.
- Hammadde ( Raw Material )
- Vendor – Supplier – Tedarikçi
- Concept freeze, design freeze , ürün tasarımının donduğu ve valide edildiği anlamına gelir.
- Production (manufacturing ) site , üretim yeri.
- Pick up site, malların alındığı yer incotermlerde bu tarz yerlerin kesinleştirilmesi önemli.
- KAM (Key Account Manager) , Kilit Müşteri Yöneticisi diye geçiyor , öncelikle Kilit Müşteri firmanın kar payında büyük rol oynayan büyük müşterilerine deniliyor, KAM bu durumda kilit müşteriyle ilişkileri yönlendiren strateji ve hedefleri belirleyen kişi.
- Sub assembly, kısmi montaj
- TOP RO : authorization for tooling go ahead , tedarikçinin kalıp çalışmalarının başlaması için verilen onay .
- Quota , uluslarası ticarette , ithal /ihraç edilen malin miktarı,
- Prorata ise yüzdesi
- Quotation ( offer, teklif), tedarikçinin üreteceği ürüne karşılık verdiği ürün maliyetini içeren teklif.
- QCDDM ( Kalite, maliyet, süre, ürün geliştirme , yönetim) Quality, Cost, Delivery, Development, and Management, nominasyon öncesi tedarikçilerin kalite, finans, teknik, planlama, commercial risklerini değerlendirmeye yarar, mühendislik prosese planlamaya bakar ,lojistik tarafından incoterm, lead time satın alma tarafından tüm genel bilgilerin bütünlüğü ve uygunluğu sağlanır.
- LOI ( Letter of Intention ) Niyet Mektubu , tedarikçinin yapılan RFQ’da nomine edildiğine dair resmi belge.
- Investment ( Yatırım )
- Ethical Procurement dürüst satın alma, yapılan satın almanın zincirdeki tüm insanlara ve değerlere saygı gösteren tüm tedarikçilere adil ve doğru bilgi vermek gibi sürdürülebilir şekilde yapılması.
- Duration Kontraktın süreceği zaman periyoduna denir.
- Supplier rating system ( Tedarikçi oylama sistemi ) tedarikçinin verdiği performans , ürünlerini uygun zamanda uygun kalitede göndermesi , tedarikçinin yeni monozukuri fikirleriyle gelebilmesi , üretken olması vb.. bir çok etkenle değerlendirildiği sistem.
- Purchase order (PO) satın almacının tedarikçiye hangi maldan ne kadar olduğunu belirttiği ticari belge.
- Supply market, tedarikçilerin iş yaptığı market
- SWOT Analysis (strengths, weaknesses, opportunities and threats) ,bir projede bir konuda olayın güçlü , zayıf, risk ve fırsatları saptamak için kullanılan stratejik teknik.
- NPV ( Net Present Value ) , tedarikçinin parça fiyatı , yatırım maliyetini içine alan net fiyat. Bir tedarikçinin parçası ucuz olsa da istediği yatırım maliyeti fazlaysa NPV si de ona göre değişecektir. RFQ ‘larda ekonomik açıdan NPV’si düşük ve gerekli teknik istekleri sağlayan tedarikçi nomine edilir.
- Off tool – Off process (OT/OP) nihai kalıptan nihai proses ile üretilmiş parçalar.
- NDA Non Disclosure Agreement ( Gizlilik antlaşması) , confidentiality agreement da denir. Karşı tarafla bir bilgi paylaşılmadan önce o bilgilerin 3. bir tarafla paylaşılmayacağından emin olmak için yapılır.
- Upstream , üretim sürecindeki ilk aşamalara verilen ad , arama geliştirme faaliyetlerini kapsar . Upstream içerisinde intention ve pre concept bulunur.
- Preconcept , ön konsept , ürün design, teknik olarak geliştirilme aşamasındadır.
- Concept freeze , parçanın seri üretime geçecek şekilde son teknik tasarımını alması, ürünün artık teknik çiziminin dondurulduğu kısımdır.
- Tooling go ahead ( TGA) projede bir milestone(kilometre taşı) tedarikçinin artık o projede üretime başlayabilmesi için yatırım yapıp kalıbı parça üretimi için hazırlaması.
- Manufacturing approval, üretim onayı alındıktan sonra seri üretime geçilir.
- SOS ( Start of sales)
- Pure competition , piyasada rekabetin bol olduğu durumlara denir.
- Serial life ( seri hayat ) ürünün artık projede seri üretime geçtiği kısımdır.
- EOP ( End of Production) , üretim sonu
- Non-conformity uygunsuzluk, parçanın belli teknik , kalite, montaj vb. . hatalardan dolayı uygunsuz çıkması.
- Non-fulfilment of a requirement gereklilikleri tam karşılamıyorsa ürün.
- EDI ( Electronic data interchange ) iş ortakları arasında paylaşılan elektronik formattaki işin bilgisayarlar arası aktarımı, EDI insan ara birimi olmadan çalışır ve iş ortakları arasındaki bilgileri aktarır.
- ERP (enterprise resource planning) Kurumsal kaynak planlama sistemi, işletme içindeki ve dışındaki iş akışlarını kontrol eder.
- Transversal part , bir çok projede kullanılan standart parçalar.
- Modified part : Üstünde teknik değişiklik yapılan parçalar.
- Specific part : standart olmayan alanında özel parçalara denir.
- SOP Start of production, seri üretime başlama zamanı .
- BOP Bought Out Part – POE Piece Oeuvree a l’ Exterieur , satın alınan parçanın in-house ( kendisi üretmeyip) üretilmeyip dışarıdan alınan parçalardır.
- BIP – Bought In Parts – in house yani kendi ürettiği parçayı satın alması .
- Kick off meeting , proje başlangıç toplantısı , proje , mühendislik , satın alma ve tedarikçiyle yapılan ilk toplantı, bu toplantı projenin başlaması için temeli oluşturur. Bu toplantı planlamayı takip etmek için de yapılır , projemin tüm üyeleri kendini ve iş sorumluluklarını tanıtır.
- Purchasing general conditions (Satın alma genel koşulları)
- Lead time (Teslim süresi) üretimin başlamasıyla tamamlanması arasındaki süre. Siparişin verilmesi ve müşterinin ürünü teslim alması arasındaki süre.
- Risk assessment, risk değerlendirmesi, projenin yüzyüze gelebileceği sorunların tespiti ve başa çıkılması.
- Root cause, sorunun ana , kök nedeni.
- Root cause analysis ( Kök sorun analizi ) 5 neden analiziyle kök sorunu tanımlayıp problemi çözmek.
- Safety stock Herhangi bir hammadde, parça tedariği sorununda oluşabilecek shortage sorununu engellemek için yapılan tampon stok.
- Piece part price, birim parça fiyatı, yapılan antlaşmaya ürüne göre içerisinde üretim , genel gider, ulaşım gideri ve karı (supplier’s manufacturing costs, overhead costs and profit) içerebilir.
- Sourcing, kuruluşun ihtiyacını karşılayacak ( parça, kalite, miktar, lojistik gibi) uygun tedarikçileri belirlemek için piyasayı değerlendirmek.
- Minimum order quantity (MOQ) seri üretimde bir tedarikçinin bir siparişte verebileceği minimum miktara denir.
- Aftersales (yedek parça)
- Currency Basket Management Para birimi sepeti yönetimi , tedarikçiyle olan anlaşmanda tek bir para birimi ile değil birden çok para birimi üstünden anlaşma sağlamak .
- Ramp up , artış yani projede ürünün seri üretim sayısına ulaşmasına denir.
- OEM ( Orijinal Equipment Manufacturer ) orijinal ürün üreticisi .
- Total Teslim Maliyeti ( TDC) Total Delievered Cost bir ürünün tüm maliyet kalemleriyle birlikte oluşturduğu maliyete denir.
- Acceptance criteria (Kabul kriteleri) Tedarikçinin bir nominasyonda aday olabilmesi işi alabilmesi için yerine getirmesi gereken şartlar vardır örneğin ; parça fiyatı en uygunu olmalı, performans vermeli, planlaması bize uymalıdır.
- Forecast ( Öngörü) Bir ürünün gelecekte belli bir zaman diliminde beklenen talep miktarı, planı , işletmenin tahminlerini karşılamak için kullanılır.
- Project End of life, bir projenin seri hayattaki üretiminin sonlanmasına denir.
- Cycle time, bir ürünün hammaddesinin alınmasından final ürün haline gelene kadar geçen süre.
- GQE Supplier quality Management herhangi bir kalite uygunsuzluğunu takip eder.
- Window person (contact person) konudan sorumlu insan anlamına geliyor
- Technical (conformance) specification , hangi standartların ya da özelliklerin gerekli olduğunu belirtir.
- Tier ( Tedarikçinin tedarik zincirindeki yerini açıklayan terim)
- Integration locale ( lokalizasyon )
- Blanket order ( Close order) adet belirtilmeyen birden çok sevkiyat için, fiyatı önceden sözleşmeyle belirlenmiş müşteri isteğine göre gönderimi yapılan siparişlerdir.
- Vendor Tooling tedarikçi kalıpları
- Ariyet sözleşmesi , kalıplar için tedarikçiyle imzalanan sözleşme
- Tier 1 supplier direkt organizasyona , OEM ‘e parça üreten tedarikçi
- Tier 2 supplier , Tier 1 ‘e malzeme üreten tedarikçiler
- Tooling ( Kalıp, araç ) İş için özel olarak kullanılan makineler, kalıplar, modeller
- PPM Parts Per Million ( Milyonda uygunsuz parça sayısı)
- Project buyer , projenin istekleri doğrultusunda alım yapan satın almacı .
- Commodity buyer , belli bir ürün grubunun alımını yapan satın almacı.
- Work in progress (WIP) Sipariş ve teslimat süreci arasındaki zaman dilimine verilen ad.
- Buying off-contract bir ürün için kontrak halihazırda varken itemi kontraktsız almak.
- Call for competition ( Rekabet için arama ) Nomine edilmesi potansiyel tedarikçiler müşterinin isteklerini gerçekleştirmek için çağırıldıkları RFQ.
- Last call, en competitive fiyata sahip olabilmek için RFQ’nun sonlanmasına yakın tedarikçinin push edildiği aramadır.
- Capability ( yapabilirlik) müşterinin isteğini yapabilirlik
- Capacity (kapasite) belli bir zaman aralığında belli bir miktar parçayı üretebilme yetkisi
- CAPEX (sermaye attırımı), CAPEX toplantılarında şirketi yapılacak yatırımların gerekliliği konusunda ikna etmeye çalışırsın bunun sonucunda sana tedarikçinle anlaştığın miktarın bütçeden verilmesini sağlarlar.
- Manufacturing capacity belirlenen aralıkta müsait kaynaklarla çıkartılan maksimum sonuç, üretim kapasitesi.
- Force majeure Zorlayıcı sebep, öngörülemeyen ve engellenemeyen şartlardan dolayı imzalanan contracta anlaşmaya uyulamaması, deprem ya da volkanik patlama gibi olaylar zorlayıcı sebepler arasına girer.
- Gantt chart Gantt kartı, zamana dayalı faaliyetleri planlama ve izleme. Henry Gantt ın oluşturduğu çizelge kullanılır.
- SMART Specific, measurable, achievable, relevant and time bound
- Subcontract alt sözleşme
- Subcontracting, kendi işini yapması için başka bir firma ya da kişiyi işe almasına denir.
- Subcontractor, tedarikçinin iş yaptığı kuruluş, tedarikçi parçaları bu iş yaptığı kuruluşa ürettirip alması.
- Hard measures ( Sert önlemler ) Kötü bir financal açıklamadan sonra planlanan önlemler
- Milestone payments belli km taşları ya da spesifik siparişler için önceden müşteriyle anlaşılmış ödemeler
- Green procurement Yeşil satın alma, en önemli kavramlardan biri. Çevreye olan etki en aza indirilecek şekilde yapılan satın alma prosesleri ve tedarik zinciri organizasyonu.
- Heads of terms iki kurum arasında hazırlanan özet sözleşme , önemli konular ana hatlarıyla belirlenir.
- Fixed price sözleşme süresi boyunca değişmeyen fiyat.
- ISO International Organization for Standardization (www.iso.org)
- ISO 14001 Environmental management systems standard çevresel etkinlikleri belirleme önceliklendirme üstüne standart.
- ISO 9001 kalite yönetimi için uluslarası standart.
- ISO certification ISO certification uluslarası tanınan kabul görmüş bir standart, ürün ve hizmetlerle ilgili belli yasal prosedürler içerir.
- Direct purchase üretimde kullanılacak ürün alınması .(hammadde, plastik, cıvata ..)
- Operating cycle bir işletmenin nakit alıp mal yapıp satması ve nakit kazanması için gereken süre.
- Operating time makinenin çalıştığı süre
PERFORMANCE
- Performance management, organizasyonun objektifine katkıda bulunacak şekilde, tedarikçilerle yapılan aktiviteler.
- Performance visibility, öngörü olarak elinde bulunan tedarikçiden ya da MZK’dan almayı beklediğin performans.
- Supplier Performance Management, key performance indicatorslerle tedarikçinin aktiviteleri kıyaslanarak , tedarikçinin performansı yönetilir.
- Overhead costsCosts of running a business that are not linked to actually producing a product, e.g., renting an office
- Overheads , genel gider masraflar , direkt parça üretiminden kaynaklanmayıp indirekt olan masraflar
- Overtime (Mesai), iş dışı saatlerinde çalışılan fazla dilimlere denir.
- Pain/gain share mechanism, tedarikçinin ve müşterinin finansal risk ve yararları paylaşması
- Pareto analysis bir şeyin %80 etkisinin kabaca sebeplerin %20sinden kaynaklandığını belirtir.
- Turnover ( Ciro), şirketin belli zaman aralığındaki kazancını ifade eder
- Overall Turnover , şirketin total kazancıdır
- Key performance indicators (KPIs) zaman içinde performansı değerlendirmek için kullanılan ölçü.
- Turnover rate ( Çalışan sirkülasyon oranı)
- Zero-sum ( Sıfır Toplam ) Kayıp kazanç arasında tam bir denge gören ekonomik teori
- Cash out minimization , firmadan çıkan nakit akışının minimuma indirilmesi.
- Productivity ( üretkenlik) , satın alma terminolojisinde bu daha çok tedarikçiden beklenen bir kavram, tedarikçi yeni fikirlerle , yeni monozukuri aksiyonlarıyla , bir parçanın teknik olarak değişmesi ya da başka bir parçanın yerleşmesiyle bir kazanç sağlamasına diyoruz.
- Road maps (Yol haritası), her satın almacı tedarikçileriyle her yeni yılın başında tüm yıl boyunca izleyecekleri yol haritasını belirler.
- Spot piyasa, bir ürünün son fiyat üzerinden alımı satışının yapıldığı yer. Ticari malların o anki fiyatına spot fiyatı denir. Arz ve talebin etkileşimi, spot fiyatların dalgalanmasına sebep olur. Arzın azalıp talebin artarsa fiyat yükselir. Arz azalıp talep artarsa fiyat düşme eğilimi gösterir.
- Cash Flow (Nakit akışı) bir işte giren çıkan paraya nakit akışı denir, pozitif nakit akışında firma büyür işine yatırım yapar, parayı yatırım ortaklarıyla paylaşır vergilerini öder yeni finansal zorlukları challenge eder.
- Contract Management iş ihtiyacının belirlenmesinden performansın gözden geçirilmesine kadar sözleşme döngüsünü yönetmek.
- SAM Supplier Account Manager, tedarikçinin hesabından (performans , iş ,…vb) sorumlu kişi.
- Synergie ,birlikte çalışmak demek, parçalarının basit toplamından daha büyük bir bütüne yol açan bir etkileşim veya işbirliği.
- TTM (Top Management Meeting)
- New buy bir ürün ya da hizmetin ilk kez alınması
Negotiation (Müzakere)
- Win-win negotiation ( Kazan kazan durumu) , negotiation yapan iki tarafında amaçlarına ulaşabildiği yapıcı değer katan anlaşma tarzı.
- GAP to COST = Parça fiyatı – Cost fiyatı = asıl olması gereken parça fiyatı bulunur.
- Pay back geri ödeme
- Commercial Negotiation ( Ekonomik Müzakere )
- Escalate bir probleme daha ciddi yaklaşmak konuyu üst seviyeye taşımak
- Espresso sessions ( Short, focused training sessions to boost knowledge on a subject )
- Application-driven innovation uygulama odaklı yenilik.
- Customer-oriented approach,müşteri odaklı yaklaşım.
- Negotiation tedarikçi ve satın almacı arasında ortak bir anlaşmaya ulaşmayı amaçlayan müzakereye denir genelde bir ürün ya da servisin fiyatı üzerine müzakereler yapılır.
CSR ( Corporate Social Responsibility ) guidelines
- Kurumsal Sosyal Sorumluluk, şirketlerin sosyal, çevresel ve ekonomik operasyonlarını sosyal yapının beklentisine göre yönetmeyi kabul ettikleri iş modeli.
- CSR aynı zamanda tüketici odaklı bir taleptir.
- Ekonomik, yasal, etik ve hayırsever olarak dört farklı sorumluluktan oluşur.
- CSR ı açıklayan Carroll’s Piramidinde en alttan yukarı sırayla ekonomik sorumluluklar, yasal sorumluluklar, etik ve hayırsever sorumluluklar gelir.
- Piramidin ilk seviyesi ekonomik sorumluluklarda , ekonomik büyüme yoluyla kar yaratmak olması gerekir diğer türlü işletme ayakta kalamaz.
- İkinci seviye yasal sorumluluklarda bir şirketin ticari faaliyetleri için geçerli olan tüm yasaları , düzenlemeleri ve uyumlulukları takip etmeli, toplum tarafından belirlenen kurallara uymak zorundadır.
- Üçüncü seviye etik sorumluluklar, bir işletmenin etik sorumluluklarını ortaya koyar.
- Dördüncü seviye bir işletmenin toplumun yaşam kalitesine katkıda bulunacağı beklentisini ifade eder.
- Aslında CSR herkesin çalıştığı kurumdan beklentilerini gösteren bir tanım, herkes para kazanan, böylece iyi maaş verebilen yasal ahlaki etik değerlere uyumlu böylece kendini güvende hissedeceğin ve en önemlisi yaşam kalitene katkıda bulunan sana topluma güzel bir vizyon veren bir kurumda bulunmak.
- Kadın ve erkeği eşit şartlarda terfi ettirmek,
- Sosyal sorumluluk bağış organizasyonlarını desteklemek,
- Sağlık ve çevreye yararlı programlara yatırım yapmak,
- Karbon ayak izini azaltmak,
- İşçi haklarını iyileştirmek,
- Çevreye duyarlı işletmelere yatırım yapmak,
- Çeşitlilik , eşitlik ve kapsayıcılık
- Bir çok kurumsal markanın pazarlama stratejisinde CSR , kurumların tüketici sempatisi kazandıklarını görebilirsiniz.
- Örnek olarak Johnson & Johnson’ın gezegen üzerindeki karbon ayak izini azaltmak için 2025 e kadar enerji ihtiyacının %100 ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlama hedefi ve buna yönelik çalışmaları.
- Türkiye de ki herkesin bildiği bir CSR örneği Starbucks örneği plastik stirring stick ( pipet) malzemesini plastik değil dönüştürülebilir karton pipet kullanması.
- CSR uzun uzun üstüne konuşulabilecek tatlı bir konu sözlük altında daha fazla uzatmayalım.
- Fundamental Rights Declaration – Temel haklar beyannamesi
- Pollyanna Principle olumlu anıları abartma, olumsuz anıları küçümseme eğiliminin olduğu psikolojik ön yargı.
- Warranty ( Duration, Mileage, Comex Ratio, Charter of Warranty) , tedarikçi size parçayla ilgili bir kaliteyi ve bir çok konuyu içeren garanti bütünü sağlamalıdır.
- Handover, devir teslim yani yapılan ya da yapılması gereken bir işi başkasına teslim etmek .
- Bottom up budgeting : aşağıdan yukarı bütçeleme, bir şirketin her departmanının kendi bütçesini belirlemesine izin g(verdiği bir bütçeleme şekli. Bu ayrı bütçeler birleştirilerek şirketin genel bütçesi oluşturulur.
- VP Vice president
- Consolidation , konsolide etmek . Benzer örneklerin olayların aynı konu altında toplanması konsolide etmeye bir örnektir.
B2B – B2C -C2C
- B2B Business to business , iş modeli , Türkçesi Şirketten Şirkete demek. B2B alanında hizmet gösteren şirketler birbirlerinin sunduğu hizmetleri iyileştirme prensibiyle çalışır. Şirketler üretim faaliyetlerini devam ettirmek için B2B yi uygularlar , otomobil alırken sadece 1 parça değil yanlış hatırlamıyorsam 702 -800 arası farklı satınalma kalemini satın almış oluyorsun , yüzlerce markayı aynı anda satın almış oluyorsun yani ve otomobil üreticisi bir çok farklı tedarikçiden satın alıp tüketicilere son halini veriyor. Ana tedarikçi otomobil üreticisi tedarikçileriyle kurduğu iş modeli B2B en güzel örneklerden birisi.
- B2C Business to consumer , Firmadan tüketiciye , bireysel olarak yaptığımız tüm alışverişler bu iş modeline giriyor
- Business-to-business (B2B) işler arasındaki ticari işlemler
- C2C , Consumer to Consumer , Tüketiciden Tüketiciye , tüketicilerin birbirleriyle kurduğu ticari ilişkiyi ifade eder.
- Capacity survey , kapasite anketi, tedarikçinin yeterli parça hacmine sahip olup olmadığı , yılda kaç hafta, haftada kaç gün vardiya çalıştığı öğrenilir.
- Transversal tasks , birden çok commodity ile kesişen görevlere denir.
- Mobility, mobilite, bir yerden başka bir yere olan hareketi ya da bir durumdan başka bir duruma geçişi ifade ediyor bu da insanların daha hızlı hareket etmesi, harekete daha iyi ayak uydurabilmesi demek.
- Autonomous ( Otonom ) , pandeminin hayatımıza girişiyle otonom olmak çalışan insanlar için daha önemli olmaya başladı, her an her dk yan masanızda soru sorabileceğiniz size yardımcı olacak insanlar yok , özerk anlama gelen otonom, bir çalışan olarak kendini yönetebilme yetisi ve bir kişi bu yönetici olabilir ya da bir durumdan bağımsız karar verme yetisi, kendi başına karar alıp eyleme geçme yetisi diyebiliriz.
- Material optimization , kullanılan malzemenin optimizasyonu.
- Complexity/ diversity reduction , bir üründeki çeşitliliği azaltma bunun sonucunda yönetilecek referanslar ve kompleks yapı azaltılmış olacaktır.
- Purchasing amount ( TO) ciro demek.
- Matrix Organisation , şirketlerin hiyerarşik bir üstten alta yapılanma yerine karmaşık bir raporlarma içerir. İnsanları ürün gruplarına ve fonksiyonlarına göre tek tek sıralamak yerine ikisini göz önüne alarak koyar.
- EBITDA (Earnings Before Interest, Taxes, Depreciation and Amortization) , şirketlerin finansal performansını gösterir, Türkçesi Faiz amortisman ve vergi öncesi kar olarak çevriliyor, tercih edilmesinin sebebi ülkelerle sektörlerin arasındaki vergi ve muhasebe politikalarından kaynaklı farklılıkların kaldırılması bu sayede firmaların uluslararası kıyaslanabilmesi , karlılıklarının analiz edilebilmesi sağlanır.
- Fiscal year ( Mali yıl ) kurumların finansal beyannamelerini hazırlamak için kullandıkları süre genelde 12 ay.
- Invoice (Fatura)
- ABC categorisation (ABC Kategorisi) Konuları önemine göre sınıflandırmak A çok önemli, B az önemli ve C en az önemli.
- Amortisation (Amortizasyon) Bir kalıp parasını belli bir süre içerisinde alınacak parça fiyatı içerisine yerleştirerek parça fiyatını yükseltip kalıp parası ödemesi tamamlanınca parça fiyatını düşürmek.
- Anti-corruption ( Yolsuzluk karşıtı), özellikle satın alma satış gibi parayı idare eden departmanlarda bu konu çok önemlidir. Rüşvet ve para aklama gibi konuları içerir.
- Approach (Yaklaşım)
- Full service provider (FSP), tedarikçi müşteriye FSP hizmeti veriyor olabilir bu şekilde tedarikçi kendi müşterilerinin parçasını size sağlamış oluyor.
- Added value (Katma değer)
- Agreement (Anlaşma)
- Audit, gereksinimlere ve düzenlemelere uygunluğun değerlendirilmesi, örnek olarak kalite açısından uygunluğu değerlendirmek için Kalite Auditleri yapılır.
- KNOW-HOW : şirketin ürettiği ürüne dair spesifik , onu diğer ürünlerden ayıran deneyimi , bilgisi
- Average rate of return :bir kaç yıla yayılan yatırım getirisine bakan oran (amorti etmek gibi)
- Batch quantity ( Bir grupta üretilen ürün sayısı )
- Bear market (Hacim tahminlerinin azalmaya dayalı olduğu piyasa)
- Benchmark benzer ürünleri kalite, fiyat, servis gibi belli özelliklerle karşılaştırmaya denir
- Benchmarked prices fiyatını belirlemek istediğimiz bir referans için öncesinde ödenen servis ve ürün fiyatı
- Benchmarking, diğer ürün ya da proseslerle kıyaslayıp ölçerek kendi ürününü geliştirmeni sağlayan proses.
- Bid rigging (Teklifte dolandırıcılık yapılması), RFQ prosesi tamamlanmadan önce bir tedarikçiye verilmesi için sözleşmenin önceden karşılaştırıldığı bir sahtekarlık biçimi.
- Bottleneck (Dar boğaz) güçsüz halka nasıl bileziğin kopmasını etkileyen en önemli etkense, bottleneck dar boğaz üretim akışını yavaşlatan ve ürünün tam hale gelmesini engelleyen proses.
- Bottleneck items ,(Low-value, high-risk items ) önemsiz bir dar boğaz büyük bir riske neden olabilir, örnek olarak önemli ve zor bir proses olmasa bile o prosesten geçilmemesi parçanın ürün olarak çıkmasını etkiler.
- Budget (Bütçe)
- Carbon footprint (Karbon ayakizi ) bir işletmenin , insanın, fabrikanın gerçekleştirdiği etkinlik sonucu havaya saldığı karbondioksit miktarı.
- Collaborative approach (İşbirlikçi yaklaşım) çözüm bulunmaya çalışarak çatışmaların çözülmeye çalışıldığı yaklaşım.
- MZK Monozukuri
- Commitment ( Taahhüt) verilen söz diyerek yine Türkçeye çevirdiğimde beni tatmin etmeyen bir kelime
- Commodity ticari bir ürün grubuna commodity denir bu petrol , kahve, somun , araba koltuğu , hammadde olabilir.
- Components (Bileşen) Türkçeye çevrildiğinde beni tatmin etmeyen kelimelerden biri daha, ürünü oluşturan parçalardan biri.
- Conflict (Çatışma)
- Conflict of interest (COI) Çıkar çatışması, kişisel, profesyonel ve halka açık olabilir.
- Consumers (Tüketiciler) bir ürün ya da servisin son kullanıcısı , consumer (tüketici) costumerdan(müşteri) farklı bir kavram. Örnek verirsek Renault araba üreticisi olarak yeni arabalarına somun almak isterken bir müşteri ama ben araba bir somun almak istersem tüketiciyim.
- Contingency plan A set of actions to deploy when the organisation faces an incident or needs to take an alternative course of action
Competitive (Rekabetçi)
- Competition-based pricing (Rekabete dayalı teklif), müşterinin kendi fiyatları yerine rakip ürün rakip tedarikçi fiyatlarını kıyaslayarak teklifi ele alması.
- A pricing method (Teklif methodu)
- Competitive benchmarking daha rekabetçi bir teklif alabilmek için benchmark ürünlerle karşılaştırma yöntemi.
- Competitive advantage (Rekabet kaynaklı avantaj), bir firma tedarikçilerinin rekabetçi olması sayesinde daha alt fiyattan parçayı alabilir.
- Core activities temel aktiviteler, kurumu başarıya götüren temel aktivitelere denir.
- Core Competencies Temel yetkinlikler , bir kurumun rekabet avantajını kritik şekilde destekleyen faaliyetler, bu yetkinlikler diğer kurumların kolaylıkla taklit edemeyeceği know-howlar olur.
- Corporate goals bir organizasyon ya da kurumun hedef olarak belirlediği misyon ya da objektifler.
Cost (Maliyet)
- Cost advantage Maliyet avantajı , karı arttırıp , maliyeti azaltmaya yönelik aktiviteler
- Cost analysis bir ürünün maliyetlerini birim birim kırıp tanımlayan analiz.
- Cost estimatingbir ürün ya da servisin ortalama maliyetini çıkaran proses.
- On cost teklif edilen fiyatın üstüne gelen ek maliyet.
- Earnings before interest and taxes (EBIT) bir kurumun faaliyetinin karını , faizini ve vergilerini ölçer.
- Low cost countries Yavaş büyüyen ekonomiye sahip olan bu ülkelerde, ücret ve maliyetlerin daha zengin ülkelere kıyasla önemli ölçüde düşük olduğu ülkeler.
- Low-cost country sourcing Bir kuruluşun denizaşırı düşük maliyetli ülke tedarikçilerinden mal satın almaya karar verdiği uluslarası tedarik biçimi.
- Low-cost supply malzemeleri mümkün olan en düşük piyasa maliyetiyle tedarik etmek
- Cost impact Maliyet etkisi, bir ürün ya da servise harcanan miktar
- Cost savings (Nakit birikimi) maliyet tasarrufu
- Scrap labour costs, kullanılamayan parçaların yapımında harcanan insan gücü
- Total cost ( Toplam maliyet ) sadece parça fiyatı değil bir ürünün üretilme sürecinde ortaya çıkan tüm ek maliyetlere ( işçilik maliyeti, makine maliyeti, lojistik maliyeti, paketleme maliyeti..) denir.
- Cost-based pricing ( Maliyet bazlı fiyat) Maliyet bazlı olmayan bir fiyat var mıdır bir fabrika ortamından bahsediyorsak muhtemelen hayır. Parçanın üretim, dağıtım ve satış maliyetlerine belli bir kar oranı eklenmesiyle oluşan fiyat.
- Margin satış fiyatının kar yüzdesi
- Sale and leaseback bir varlığın satılıp daha uzun süre kiralandığı finansal işlem , kurum varlığı kullanmaya devam eder ana ona sahip değildir.
- Price index bir fiyatın belli zaman aralığı içinde yüzde kaç değiştiği.
- Zero-based budget ( Sıfır bazlı bütçe) Sıfır tabanından başlayarak her giderin gerekçelendirilmesi gereken bir bütçeleme yöntemi.
- Gap analysis Bir projede hedeflenen , planlanan ile gerçekleşen arasındaki karşılaştırmadır, bütçe, scope, planlama ve proje teslimatlarında uygulanır.
- Optimum price en iyi fiyat
- Net profit Kuruluşun toplam gelirinden tüm işletme maliyetleri , vergiler, faiz , amortisman düşüldükten sonra karı.
- Net profit ratio Net kar oranı % Gelir x 100
- Spot anında ödemeyle alınan satış sözleşmesi
- Spot buying
- Spot market anında alım için para birimlerinin alıp satıldığı finans piyasası
- Stock market alıcıların ve satıcıların borsada işlem gören ürünleri alıp satmak için gittikleri yer.
- Economic value added Bir ticari kuruluşun ticari faaliyetlerinden elde ettiği kar
- Currency (kur)
- Exchange rate para birimlerinin birbiri karşısındaki değeri
- Financial statements Finansal durum , her yıl sonu her firmanın finansal durumu yayınlanır . Firmaların bunu yayınlaması zorunludur çünkü iş yaptığınız firmaların finansal riski var mı bilmeniz gerekir.
- Make or buy bir kuruluşun hangi ürünleri ve hizmetleri kendileri üreteceğini , sağlayacağını ve hangilerinin üçüncü taraf tedarikçilerden alınıp karşılanacağını , iç yeteneklerin dış pazardakilerle karşılaştırılmasına dayalı olarak değerlendirilmesi.
- Customer service ( Müşteri servisi) Müşteriye ürün ve servisle ilgili memnuniyet sağlamakla görevli bölüm. Genelde sizi mailleyen ya da bir sorun sonrası arayan biri olur.
- Customs clearance ( Gümrük işlemleri), bir ülkeden diğerine ürünlerin ihraç edilmesi için gereken ödemeler ve gerekli belgeler
- Minimum efficient scale bir kuruluşun üretken maksimum verimliliğe ulaşması için gereken çıktıya dayalı maliyet eğrisindeki en düşük nokta.
- Gross profit margin Satılan malın maliyeti düşüldükten sonra kalan karın hesaplanması
- Net asset value bir işletmenin varlıkları ile borçları arasındaki fark
Incoterm
- Incoterm, bir malın taşınması teslimi sırasında tedarikçi ve müşteri arasındaki teslim maliyet sorumluluklarını belirten kurallar bütünü.
- DDP Delivery duty paid – tedarikçi müşterinin istediği yerlere parçayı getirir ve lojistik maliyetinden sorumlu olur.
- EXW Ex works müşterinin gidip malları tedarikçinin tesisinden alması gerekiyor.
- Incoterm değişikliği parça fiyatına etki eder çünkü lojistik maliyeti belli incotermlerde tedarikçi bazılarında müşteri sorumluluğundadır.
- FCA Free Carrier
- Defect (Tespit edilme) müşteri tarafından tasarım, kalite ya da şartnameye uygun olmayan ürün .
- Discrimination Ayrımcılık Kişilerin bireysel özelliklerine göre önyargılı veya haksız muamele
- Distribution dağıtım
- Diversity Çeşitlilik
- Dynamic conditions Sürekli değişen çevresel koşullar
- Early market advantage Bir şirketin yeni bir ürünü pazara rakiplerinden daha erken getirmesi bunun sonucunda rakipsiz pazar fırsatına sahip olması.
- Expenses Harcamalar
- Five Rights 5 hak – satın alınan servis ve malların doğru sayıda, doğru kalitede, doğru zamanda, doğru yerde, doğru fiyatta olması gerekir. That goods and services procured should be of the right quantity, the right quality, at the right time, from the right place, at the right price
- Fit for purpose Amacına uymak , tasarlanan bir ürün ya da verilen bir servisin amacına uyması.
- Glass ceiling Cam tavan etkisi , iş hayatındaki en önemli fenomenlerden birisi. İş yerinde kadın çalışana uygulanan görünmez cam tavan etkisinden bahseder. Üst yönetime çıkıldıkça kadın yönetici sayısının azalması ya da aynı işi yapan aynı eğitime sahip kadın erkek çalışan arasındaki dengesiz maaş dağılımı, kadınların zorlu ev yüküne maruz bırakılıp çalışma hayatından sıyrılması, kadın çalışanların yoğun olduğu meslek gruplarında erkek çalışanların öne çıkarılması gibi.
- Gross domestic product (GDP) bir mali yıl içerisinde bir kurum tarafından üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplam piyasa değeri.
- Hidden layers açıkça belirtilmeyip işin detaylarına girildiğinde bilinen bilgiler.
- Inflation
- Headwinds Enflasyon, enerji artışları gibi şirketin karını azaltan artışlar.
- Integrated benchmarking farklı alan ve teknikleri bir araya getirerek yapılan kıyaslama.
- Joint venture ortak getiri ve risklerle ortak yönetimle iki veya daha fazla tarafın oluşturduğu bir ticari varlık.
- Just in time (JIT) stoğunun ve taşınmasının zor olduğu ürünlerde , tedarikçilerin ihtiyaç duyulan zamanda ürünleri teslim etmesi. Tedarik zincirinde stok maliyetlerini düşürmeyi ve israfı azaltmayı planlar.
- Key suppliers önemli tedarikçiler , bir işletmenin hedeflerini başarılı şekilde yerine getirmesi için gerekli olan tedarikçiler
- Last shot principle performans değerlendirmesinden önce yapılan kontraktlar.
- Life cycle Bir ürünün piyasaya girişiyle piyasadan kalkana kadar geçen zaman.
- Localisation bir kuruluşun ana tedarikçilerine daha yakın olmak için yerel pazarlarda operasyon kurması.
- Macro-environmental factors Bir organizasyonun performansını ve stratejisini etkileyen , organizasyonun karar verme sürecini etkileyen dışsal ve kontrol edilemeyen faktörler.
- Market AnalysisUse of external information, reports and data from the marketplace that will support the sourcing activities of the organisation.
- Market comparisons market karşılaştırması , bir ürünün fiyatının marketteki benzerleriyle karşılaştırılması .
- Material requirements planning (MRP) en az stokla üretim için gerekli malzeme listelerine göre planlar.
- Material re-work costs parça üzerinde yapılan değişiklikle oluşan maliyet.
- Matrix structure fonksiyon ve proje olarak seni iki yöneticiye karşı raporlama yaptırtan
- New product development (NPD) markete yeni geliştirilmiş bir ürün katmak.
- Offset/industrial participation yabancı bir kuruluşun sözleşme hükümlülüğünün parçası olarak tedarik eden ülkeye yatırım yapacağı anlaşma.
- Order patterns müşterilerin ürün alma şekli
- Outcome sonuç olarak ne kadar performans elde edildiği
- Output sonuç, nihai ürün
- Outsourcing daha önce in-house yani kurum içerisinde yapılan bir aktiviteyi ya da prosesi dışarıdan almak .
- Process mapping prosesin her bir adımının belirlenmesi.
- Process capability tedarik o prosesi yapabilecek gerekli makine, ekipman , insan gücüne sahip mi.
- Purchase order lead time sipariş verilmesinden mal teslimine kadar geçen süre
- Purchase requisition (PR) bir satın alma siparişi oluşturulmasına verilen izin
- Quality assurance (QA) : kalite garantisi, tedarikçinin müşterisine verdiği kalite güvencesi
- Quality Auditing kalite standartlarına ve düzenlemelere uygunluğun değerlendirildiği misyon.
- Required rate of return bir projeye onay vermeden önce beklenilen minimum ortalama getiri oranı
- Sub-tier supplier satın alan organizasyonun tedarik zincirindeki tedarikçiye tedarik eden tedarikçi.
- Synergy iki ya da daha çok organizasyonun daha büyük bir bütün oluşturması.